Karabük’te Yalan Haber Skandalı: Gazeteci Ergün Başkaya Hapis Cezasıyla Cezaevinde
Memurlar.net’ten alınan bilgiye göre, Karabük’te uzun süredir kamu görevlileri ve yerel yöneticilere yönelik iftira ve karalama içerikli haberlerle gündeme gelen Karabük Net Haber muhabiri Ergün Başkaya, yaptığı yalan haberler nedeniyle hapis cezasına çarptırıldı.
Safranbolu İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Yavuz Aydın hakkında gerçeğe aykırı haber yayımlayan Başkaya, açılan davada 2 yıl 11 ay hapis cezası aldı. Cezası kesinleşen gazeteci, teslim olarak cezaevine gönderildi.
17 Suç Kaydı ve Rüşvet İddiaları
Memurlar.net’in aktardığına göre, Ergün Başkaya’nın 17 ayrı suçtan sabıka kaydı bulunduğu ve hakkında devam eden davaların da olduğu belirtildi. Kamuoyunda daha önce de iş insanları, bürokratlar ve siyasetçilere yönelik şantaj ve tehdit içerikli haberlerle gündeme gelen Başkaya'nın, geçmişte Karabük Emniyeti tarafından rüşvet alırken suçüstü yakalandığı da iddialar arasında yer alıyor.
Rektöre 1.2 Milyon TL’lik İftira
Başkaya, geçtiğimiz haftalarda da Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’a yönelik asılsız maaş iddiasıyla tepkilerin odağı olmuştu. Rektör Kırışık’ın döner sermaye dahil olmak üzere aylık maaşının 1.2 milyon TL olduğu yönündeki iddialar, hem Yükseköğretim Kurulu (YÖK) hem de üniversite yönetimi tarafından yalanlanmıştı. Üniversite, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu haber hakkında da hukuki süreç başlatıldığını açıklamıştı.
“Bu Gazetecilik Değil, İtibar Suikastı”
Yetkililer, basın özgürlüğü kisvesi altında yürütülen bu tarz karalama kampanyalarının hem kurumlara hem de kamu güvenine zarar verdiğini belirterek, yalan habere karşı mücadelenin süreceğini ifade etti. Ergün Başkaya’nın aldığı hapis cezasının da bu tür eylemlerin cezasız kalmayacağının açık bir göstergesi olduğu vurgulandı.
ne adammış be bir kişi de yazık oldu haksızlık yapıldı ergüne diye yorum yazmamış demek ki haketmiş
Sevgili ergün başkaya adalet geç de olsa tecelli ediyor. İnşallah ıslah olursun normale dönersin bizim gibi bir insan olursun Allah hakkında hayırlısını versin
İnsan sokakta kahvede duyduğunun eğrisini doğrusunu bilmeden başkasına yayamazken gazeteci kılığı ile insanların mamusu itibarıyla oynayanlara ceza az bile. Hadis-i şerifte, İnsana duyduğunu söylemesi günah olarak yeter denilmektedir.
çok sevindim, yaşasın adalet
Bir yalnış haberle kendini ve başkalarını zor durumda bırakdın dersin olmuş oldu artık
Adam gibi işini yapacaksın yoksa böyle ceza gelmesi kaçınılmazdır. Yazarken iki kere düşüneceksin
Kalem taşıyanın sorumluluğu vardır. Yazıyorsan da delille yazacaksın, yoksa vebali büyüktür.
Sen kalk oturduğun yerden yalan yaz sonrada buna haber de olacak iş değil valla
Adalet dediğin şey boşuna yok bu memlekette. Yalan söyleyen elbet cezasını çeker.
Doğru dürüst araştırmadan yazmayacaksın öyle her duyduğunu, sonra milletin yüzüne bakamazsın.
İnsanı karalamak kolay, ama itibarı geri vermek zor.
O haber yüzünden insanlar yanlış düşündü, şimdi gerçeği gördüler.
Herkes istediğini yazamaz, iftiranın da bir bedeli olmalı.
Gazetecilik, toplumun gözü kulağıdır. Yanlış haber varsa elbette bunun bir yaptırımı olmalı.
Klavye başında kabadayılık yapanlar için ibretlik bir son. Gerçeklerle yüzleşmek bazen dört duvar arasında oluyor işte
İtibar cellatlığı yaparak yükselmeye çalıştı, sonunda çamura saplandı. Adalet geç de olsa geldi.
Yalancı çoban gibi oldu. Ne zaman konuşsa millet ‘yine ne uydurdu bu?’ diyordu. Artık hikâyelerini duvarlara anlatsın.
Ağzı olan konuşuyorun vücut bulmuş haliydi bu adam. Nihayet susturuldu. Geçmiş olsun Karabük
Adam gazetecilikten çok dedikoduculuğa soyunmuş. Yalancının mumu bu kadar yanar, artık cezaevinde düşünsün
Şehirde doğru düzgün haber yapan varsa, bu adam kesin tersini yazmıştır. Malum, doğrularla işi yoktu zaten.
bu adamın karakterini bilen bilir. aldığı ceza yaptıklarının yanında az bile. inşallah rektöre attığı iftiraların cezasını da alır
Yıllardır iftirayla, çarpıtmayla prim yapmaya çalıştı. Gerçeklerle hiçbir zaman ilgisi olmadı, sadece kendi çıkarı için insanlara saldırdı. Adalet en sonunda tecelli etti
Hadi bakalımmmmm Klavye delikanlılığı bir yere kadarmış. Şimdi gerçeklerle yüzleşme zamanı
Herkese çamur at, sonra da masummuş gibi takıl... Yok öyle yağma! Hakkettiğini bulmuş sonunda
Bu nasıl gazetecilik anlayışı ya. Yalan iftira at, milleti yanılt, sonra da paşa paşa cezasını yat. Böyle densizliğe ben ‘gazeteci’ değil, yalancı sürüsü derim
2 yıl 11 ay hapis cezası, belki bazılarına ağır görünebilir, ancak kamu görevlilerine yönelik karalama kampanyalarının toplumsal güveni aşındırdığı da bir gerçek. Basın özgürlüğü demek sorumsuz davranışlara göz yummak değildir. Umarım bu karar, haber kaynaklarının doğruluğunu sorgulama kültürünü güçlendirir.
Medyada pişmiş süt gibi davranan bu şahıs, gerçek gazeteciliği lekelemiş. Millet kendini koruyacak artık, kimsenin böyle yalancılara prim vermeyeceğini gösterdi.
Şantajla, tehditlerle beslenen bu tipler milletin sabrını taşırdı. ‘Gazeteciyim’ diye gezinirken, halkın başını yedikçe yediler! Şimdi yansınlar cezaevinde.
Toplumun güvenini kazanmak yıllar sürer, bir iftira ile tüm itibar yok olabilir. Başkaya’nın defalarca benzer iddialarla gündeme gelmesi ve arkasından gelen ceza, gazetecilik etik kurallarının ne kadar hayati olduğunu gösteriyor.
17 ayrı suçtan sabıkalıymış! Bu adam yandaşlıkla prim yapacak diye kimlere çamur attı kim bilir. Adalet sonunda geldi, geç bile kalındı.
Bir gazetecinin temel görevi gerçeği araştırmak ve kamuoyunu doğru bilgilendirmektir. Ancak bu örnekte Başkaya’nın iftiraları, hem hedef aldığı kişilerin hem de toplumun itibarını zedeledi. Adaletin hızlı işlemesi ve yalan haberlerle mücadele için verilen hapis cezası, basının sorumluluk bilincini pekiştirecektir.
Yalan haberin bedelinin hapse kadar varması, toplumda güven bunalımını azaltacak bir adım. Basın özgürlüğü, sorumlulukla yürütülmeli.
Ergün Başkaya’nın mesleki etik sınırlarını çoktan aşmış olduğu ortada. Umarım bu ceza, benzer sorumsuz davranışlara engel olur.
Böyle asılsız haberler yayınlayanlara karşı hukukun işlemeye başlaması sevindirici gazetecilik, iftiracılığa dönüşmemeli.
Ülkemizde doğru haberciliğin önemi bir kez daha ortaya çıktı. İftira suçtur ve bedeli olduğunu görmek, herkes için ders niteliğinde.
Rektörümüz Fatih Kırışık hakkında asılsız iddialar… Ne yazık ki bazı kişiler itibarı zedelemek için ellerinden geleni yapıyor. Hukukun gereğini yerine getirmesi sevindirici.
Ergün Başkaya’nın geçmişte de benzer skandallarda adı geçmiş. Yetkililer gereken araştırmayı yapsın böyle tehlikeli bir kişi basın özgürlüğünü istismar ediyor.
Gazetecilik adı altında iftira atmak, doğruluk ve güvenilirlik ilkesini zedeleyen bir suçtur. Umarım bu ceza, benzer yanlış haberlerin önüne geçer.
Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur İnşallah ibret olmuştur