Çelenli , sosyal paylaşım sitesi hesabından, ( tüm Karabüklüler için normal (!!!) bir görüntü haline gelen dumanlı bir Kardemir fotoğrafı ile birlikte ) yaptığı açıklamada ; Karabük'te yaşayan bütün insanların sağlığı tehlikede olduğunu belirterek ; "Ankara'da Onkoloji Hastaneleri Karabük'lü hastalarla dolu. Herkes etkileniyor, menfaati olanlar susuyor, olmayanlar soluyor zehirli havayı.Kimse kendi menfaati için bile kendi sağlığını fedaya göz yummaması gerekirken senin menfaatin için benim kendi sağlığımı fedaya göz yummamı nasıl beklersin? Göz yumuyor, sesimi çıkarmıyor isem bunu nereye koyarsın?Allah insanlara servet değerinde iki nimet vermiş. Sağlık ve Zaman. Dünya da ahiret de onlarla kazanılıyor.Karabük'te bu değer halkın duyarsızlığı, sahiplerinin hırs ve gözü dönmüşlüğü yüzünden insanların elinden çalınıyor.STK lar bu konuyu acilen gündemlerinin birinci sırasına almalı. Yaşam hakkı gasp edilen insana hangi hizmeti önceleyebilirsiniz? Nefes alamayan insanın parmağındaki sivilce, ayağındaki ekzama ile uğraşmak doğru mudur?Yeni Yönetim Kurulu Başkanı bu konuda duyarlılık gösterme eğiliminde gözüküyor. Bu konunun sosyal bir baskıya dönüştürülüp, herkesin konuya duyarlılık göstermesi sağlanmalı, Karabük'lünün sağlığının patronların menfaatine feda edilmemesi temin edilmelidir." dedi.












Degerli hocam gösterdiğin hassasiyet nedeniyle teşekkür ediyorum. Aynı hassasiyeti tüm yetkililerin göstermesini bekliyoruz inşallah Karabük halkının temiz bir kentte yaşamasına vesile olursunuz Allah yar ve yardımcınız olsun
Duyarlılığından ve bilinçlendirmelerimde dolayı Allah razı olsun Mustafa Hocamdan.
Havayı kirleten gazlar içinde ilk iki sırayı alan zehirli gazlar, kükürt ve azot oksitler… Kaldı ki bu zehirli gazların insan sağlığı açısından tehlike sınır değerleri net olarak belli. Azot oksitler büyük sanayi kuruluşları ve büyük fabrika bacalarından çıkarken, kükürt oksitler fosil yakıtlardan husule geldiği için mesken bacalarından da çıkabiliyor. İkisi de suda kolay çözündüğü için sisli ve yoğun nemli havalarda asit yağmuruna bile dönüşebiliyor maalesef. Belirttiğim gibi tez zamanda ölçüm yapıp duruma göre sanayi kuruluşlarında filtreleme yapmak mümkün. Meskenlerde de doğalgaz kullanımını daha cazip hale getirmek için mali yönden teşvik tedbirleri alınabilir diye düşünüyorum vesselam.
Karabük dışına çıkıp döndüğümüzde daha iyi anlaşılıyor ne kadar kirli bir havada yaşadığımız insanlar hep yorgunluktan sabahları dinlenmiş uyanamaktan şikayet ediyor ne olacak acaba bu gidiş sayın hocamızın duyarlılığına çok teşekkür ediyorum
Önce hava kirliliği ölçümü yapıldıktan sonra teknik veriler ile kirlilik derecesi tespit edilip bahis konusu işletme bacaları için gerekli tedbirlerin alınabileceği kanaatindeyim. Bu arada mesken bacaları da göz önüne alınmalıdır.
Koah hastası babası olan bir Karabüklü olarak hocamı destekliyorum, her Karabüklünün bu fikirlere destek olmasını bekliyorum.Geçmişimize sahip çıkamadık bari geleceğimize sahip çıkalım.
Bu konuda ne söylense faydası yok hocam. Allah razı olsun siz duyarlılık gösterip bir kez daha dile getirmişsiniz. Ben Karabük'ü çok sevdiğim halde şu anda Kocaeli de ikamet ediyorum. Bu hava kirliliği yüzünden gelmek istemiyorum. Karabük'üme saygı ve selamlar.
Hocam her satırına imzamı atarım. Artık yeter deme zamanıdir.