Karabük Yalanlarla Çalkalanıyor
Karabük’te uzun zamandır dezenformasyon ve manipülasyon had safhada seyrediyor. Kardemir, Karçel, Kardökmak ve diğer şirketler; Karabük Valiliği, Karabük Belediyesi, vekillerimiz, Karabük Üniversitesi gibi kurumlar süreklilik kazanan ve giderek artan dezenformasyonla karşı karşıya.
Bugün dezenformasyon sırası Karabük Üniversitesi’ne gelmiş durumda. Aralıklı olarak yalan haberlerle karşılaşan Karabük Üniversitesi, bu süreci büyük bir başarıyla yürütüyor. Ancak bu başarı bazı çevreleri farklı taktikler izlemeye yöneltti. Artık doğrudan Rektör hocayı hedef alan iftiralar ortaya atılıyor.
Yaklaşık 7 ay önce de “Rektör 1,2 milyon maaş alıyor” yalanı ortaya atılmıştı. Rektör, Taha Hüseyin Karagöz, YouTube kanalında ve yerel Derin TV kanalında belgeleriyle bu yalanı açıkça ortaya koymuştu. Ancak bu yalanı atan gazeteci kılıklılar sessizliğe bürünmüşlerdi.
“Böyle duyum aldık”, “şöyle iddia ediliyor” diyerek mahalle dedikodusu seviyesine düşen bu kişiler, yalan ve iftiralarından dolayı kamuoyunun karşısına çıkıp “Dedikodular yanlışmış, sizi kandırdık, sizi aldattık, özür dileriz” demediler, diyemediler.
Şimdi ise çıkıp “Rektör eşini dövmüş” gibi son derece ağır bir iddiayı ortaya atıyorlar. Oysa daha dün akşam Rektör hocamız, eşiyle birlikte Diyanet Kız Öğrenci Yurdu’nu ziyaret etti. Karabük Üniversitesi WhatsApp durumlarına bakıldığında bu açıkça görülmektedir. Eşini dövdüğü iddia edilen rektör, eşiyle birlikte mutlu ve huzurlu bir şekilde öğrencilerle bir araya gelmektedir.
Hiç utanmıyor musunuz? Hiç kendi başınıza kaldığınızda “Annem babam beni bunun için mi yetiştirdi, ben ne yapıyorum?” diye sormuyor musunuz?
Yalancının mumu söndü. Artık kimse size inanmıyor. “Karabük’ü çok seviyoruz” söylemini de bırakın. Karabük’ü seven, şehrini ve kurumlarını kötülemez. Ulusal kanallara çıkıp Karabük için “genelev” kelimesini asla kullanamaz.
Karabük onurlu, şerefli bir kenttir.
Karabük sizden büyüktür.
Karabük sizden korkmuyor.








Siyasetçi atamalarda referans olduğunu herkes bilir. Siyasetçi çok iyi araştırma yapacak, bir çok yerden rapoar alacak. halkta siyasetçiye hesap sorar. Dini değerleri, ideolojiyi, ilkeselliği, cemaatciliği,meslekciliği,hemşericiliği vb. bunları herkes kararda etkilemek için kullanıyor arkadaş. Siyasetçi yemeyecek bunu.Tabii siyaset oluşumuda başta oluşurken Lİdreler ve merkez yönetim bu zihniyeti bilmeli değişmeli artık. Siyasetçiler halkın refah seviyesini kurumları en başarılı yönetmek için politikasını yapmalı artık. ve bu politıkdan şaşmayacak yasal düzenleme yapmalıdır.
Şahsi çıkarların tüm Karabüklünün önüne geçmesi gerçekten ibret verici.. Şehrin sahiplerinin de Karabük ve üniversitemizin hunharca karala ması, yıpratılması karşısında sessiz kalması da bir o kadar ibretlik
Seviyesiz gazeteci çoktu bu memlekette ama bu kadarına pes dedirttiler. Bunlar zamanında değerli Başhekim Nurullah Soyhan’ın da kuyusunu kazmışlardı ne yazık ki. Ve üzgünüm ama başarılı da oldular. Geriye dönüp baktığımda genellikle aynı isimler olduğunu söyleyebilirim. Bunlar seviyesi olmayan, aslında toplumda hiç bir yer edinememiş, genellikle rüşvet ve şantajla iş halledip birilerinin menfaatine birilerini zor durumda bırakan müsvetteler ne yazık ki. Parayı veren haberi yaptırıyor. Bence darp raporu aldığını bilip dışarıya sızdıran sağlık personeli de hasta mahremiyetini göz ardı etmesinden dolayı soruşturulmalı.
Yalanın ömrü kısa olur. Bugün üniversiteye, yarın başka bir kuruma… Bu kirli dil hepimize zarar veriyor. Karabük’ün onurunu savunan bu yazı için teşekkür ederim.
Sosyal medyada üretilen dedikoduların ne kadar tehlikeli boyutlara ulaştığını bu yazıda bir kez daha gördük. İnsanların aile hayatı üzerinden prim yapılması gerçekten utanç verici.
Karabük’ü seviyoruz deyip Karabük’ün kurumlarını ve yöneticilerini hedef almak büyük bir çelişki. Eleştiri başka, iftira başka. Bu ayrımı çok güzel anlatmışsınız.
Eleştiri ayrı, iftira ayrı. Yanlış varsa somut verilerle konuşulur; kişilik haklarına saldırmak kimseye fayda getirmez.
Bir iddia ortaya atıyorsanız belgesiyle çıkarsınız. ‘Duyum aldık’ gazetecilik değildir. Bu yazı, algı operasyonlarına karşı net ve cesur bir duruş olmuş.
Karabük’te kurumlar hedef haline getirildikçe yatırımcı, öğrenci, vatandaş tedirgin oluyor. Bu işi yapanlar şehrin geleceğiyle oynuyor.
Kaleminize sağlık. Karabük’te son dönemde bilinçli olarak üretilen yalanların artık bıkkınlık verdiği bir gerçek. İddia adı altında iftira atanların da bir gün hesap vermesi gerekir. Kamuoyunu aydınlattığınız için teşekkürler.
Aile içi şiddet gibi ağır bir konu, reyting/klik malzemesi yapılamaz. Bu iddiayı ortaya atanlar sorumluluğunu bilmeli.
Daha önceki “maaş” yalanı ortaya çıkınca özür gelmediyse, bugün atılan iftiraların da amacı belli: kurumları yıpratmak.
“Duyum aldık” diye insan itibarıyla oynamak gazetecilik değil, dedikodu. Bu tür iddialar ispatlanmadan yayınlanmamalı.
Dezenformasyonun bu kadar sıradanlaştığı bir yerde en çok zarar gören şey şehirdeki güven duygusu oluyor. İddia ortaya atanlar ya belge koymalı ya da susmalı.
Kuş kadar beyinleriyle Karabük'e ayar vereceklerini zannediyorlar İtibari olmayan gazeteci müsveddeleri itibar suikasti yapmaya çalışıyor Karabük halkı bunu yemez hocam
Gazetecilerin esasında üniversiteden ne istediği açıkça ortada , siyaset bilen Herkez bunu anında anlar.Biz yeni rektör hocanın çalışmalarından gayet memnunuz.Kendisine başarılarının devamını dileriz
İftiara atarak neyi amaçlıyorlar. Karabük’e hizmet etmek için mücadele eden rektör beye teşekkür etmeleri gerekiyor. Bu kadar başarılı bir üniversite varken hala yalanlarını yayıyorlar. Yalanlarında boğulmaları dileğiyle.