İlim Yayma Cemiyeti Karabük Şubesinin , Gençlik ve Spor Bakanlığı desteği ile " Ecdadımızın izinde Osmanlı medeniyetine yolculuk " adlı proje kapsamında 25 - 30 Ocak 2018 tarihleri arasında Lise ve üniversite öğrencileri ile İlim Yayma Cemiyeti yöneticilerinden oluşan elli bir kişilik kafileyle bir dizi tarihi ve kültürel gezi gerçekleştirildi. Bu tarz projelerin artmasını temenni ederek , geziye katılan öğretmenlerimizden Sebiye Tangaç' ın izniyle , gezi izlenimlerini alıntılıyoruz:

ECDADIN İZİNDE OSMANLI MEDENİYETİNE YOLCULUK
1.GÜN
Ecdadımızı iyi anlamak, yeniden Osmanlı gibi büyük bir medeniyetin varisleri olduğumuzu hatırlayıp manevi olarak güç ve moral toplamamız gerektiği bilincini kazanmak amacıyla Ecdadın İzinde Osmanlı Medeniyetine Yolculuk projesi kapsamında 50 kişilik Lise ve Üniversite öğrencilerinden oluşan gençlerimizle yolculuğumuz Safranbolu ve Karabük’ten hareket edilerek Eyüp Sultan Camiinde sabah namazıyla başlamıştır. Soğuğun içine işlediği gençler caminin manevi güzelliği ve avlusunda dağıtılan saleple içlerinin ısındığını hissettiler. Ardından Eyüp Sultan Türbe ziyareti gerçekleştirilerek kahvaltı yapmak üzere İYC Sıbyan Mektebine gidildi.
Kaybedilecek zaman olmadığından rehber eşliğinde Pierloti Tepesine doğru yol alan gençler, İstanbul’un ve Haliç’in çok özel bir bakış açısı ile görülebildiği Haliç’in balkonu diyebileceğimiz tepeye teleferikle çıktılar. İnsana huzur veren havasıyla muhteşem manzarada birkaç kare fotoğraf aldıktan sonra Minia Türk Açık Hava Müzesi’ne yol aldılar.
Türkiye’de bulunan coğrafi ve tarihi yapıların yanı sıra dünyada Türklerin iz bıraktığı yapıların da minyatürlerinin açık bir alanda sergilenmesinden oluşan Haliç kıyısında yer alan Miniatürk kısa sürede gençlerimize adeta bir Türkiye turu yaşattı .
Buradan da cuma namazını kılmak üzere Süleymaniye Camisine ulaşıldı. Osmanlının en görkemli döneminde inşa edilen, manevi havası yüksek muhteşem görüntüsüyle içinde tarih kokan Süleymaniye Camisinde cuma namazını eda ettikten sonra Panorama 1453 müzesini ziyarete gidildi. İstanbul Panorama 1453 Tarih Müzesi 3.000 metrekarelik bir alana kurulu, üç boyutlu olmasının yanı sıra seslendirmelerle de kendinizi fethin tam içerisinde bulmanızı sağlayan bir müzedir. Günümüzü olduğu kadar gelecek nesli de aydınlatacak olan ruhun bulunduğu İstanbul’un fethini konu alan ve dünyada üstü kapalı tek panoramik müze, gençlerin dünya tarihinin dönüm noktası sayılan İstanbul’un fetih anına tanık olmalarını sağlıyor. Müze gezisindeki o muhteşem görüntüden istemeyerek ayrılan ekip, akşam yemeği ve konaklama için İlim Yayma Cemiyeti yurtlarına doğru yolaldılar.
2.GÜN
27/01/2018 Cumartesi günü sabah namazı ve yurtta yapılan kahvaltının ardından gençler, ilk olarak rehber eşliğinde Türk İslam mimarisinin en başarılı örneklerinden biri olan İhtişamlı mimarisinin özgün özelliklerinden dolayı İstanbul’da gezilecek yerler listesinde yer almayı hak eden Sultan Ahmet Camiini ziyaret ettiler. Caminin ilgi çekmesinde büyük rolü olan çinilerin üzerinde değişik çiçek türlerine ait motifler işlendiği müşahede edildi. Önce kilise, ardından camii ve en son, müzeye dönüşerek şekil değiştiren, zamana tanık olan fethin sembolü Ayasofya Camisine ziyaret yapıldı. Ayasofya, sanat tarihi ve mimarlık dünyasının baş yapıtları arasında yer alır.
Müzedeki sanatın ihtişamı gözleri kamaştırırken Ayasofya Camiinden ayrılarak, tarihi önemi ve barındırdığı eşsiz koleksiyon ile önemli bir yere sahip olan İstanbul Boğazı'na nazır Topkapı Sarayı’nın güzel bahçelerinde, müzelerin nadide eserleri arasında tarih sayfalarında yolculuğa çıkıldı. Ayasofya tarafındaki saltanat kapısından girilen Sarayın ilk avlusu halkın başvuru için girebileceği avlu, ikinci avlu devlet yönetiminin gerçekleştiği mekanların yer aldığı Divan Meydanı (Adalet Meydanı)’dır. Üçüncü avlu, Enderun (iç saray) padişaha ait mekanların yanında, Sultan II. Murad döneminde kurulan Saray Okuluna ait koğuş ve yapıları da barındırır. Dördüncü avlu ise padişaha ait köşklerin ve asma bahçelerin bulunduğu avludan oluşmaktadır.
Ardından cennet mekan Sultan 2. Abdulhamit Hanın Türbe ziyareti, ruhuna gönderilen dua ve Fatihalar ile gerçekleştirildi. Beyazıt Meydanı ve cami ziyaretinin ardından ekip öğle yemeği için İYC İstanbul Şubesine geçti. Yemekten sonra kılınan öğle namazıyla birlikte Boğaz turu için Eminönü’ne geçildi. Marmara’yı geride bırakıp Boğaz’a doğru tura çıkıldı. Korular içindeki köşkler, konaklar; sahildeki saraylar, büyüklü küçüklü yalılar mimarileriyle insanı adeta büyülüyor. Martılara atılan simitlerle tura devam edildi. Gruptaki lise öğrencileri sahildeki liselerin manzaralarının muhteşemliğini görünce iç geçirdiler. Tura başlanılan andan itibaren zamanın nasıl geçtiğini anlamadan inme zamanı geldiğinde istikamet Dolmabahçe Sarayı oldu. Gezinin İstanbul’daki ikinci günü de tamamlandıktan sonra konaklamak üzere İYC yurtlarına gidildi. Akşam yemeği ardından namaz ve hocalarımızla yapılan küçük bir sohbet sonrası ertesi gün sabah 05.00’te Çanakkale’ye hareket edileceğinden dinlenmeye geçildi.
3.GÜN
Ekip sabah erkenden kalkıp yapılan kahvaltıların ardından yüzyıllar boyu Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, her yanında tarihi yapılar bulunan, tarih kokan İstanbul’dan ayrıldı. Gezinin üçüncü günü istikamet Çanakkale’dir. Yaşadığımız ülkenin değerini anlamak ve bu ülke için ne bedeller ödendiğini görmek için hayatta en az bir kere tarihi Gelibolu Yarımadası’na gidilmesi gerektiği düşüncesiyle önce Gelibolu’ya gelerek rehber eşliğinde geziye başlandı. “Bir yer bu kadar güzel ve bu kadar acı dolu olabilir mi” diye insan kendine sormadan edemiyor. Bir de rehberimizin orada yaşananları yaşıyormuşçasına anlatması herkesi derinden etkiledi ve şehitlerin kanıyla sulanmış bu topraklar tüyleri diken diken ederken akıllardan ,
“Dur Yolcu
Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak
Bir devrin battığı yerdir” dizeleri geçti.
Kilitbahir Kalesi’nde Seyit Onbaşı’nın kahramanlığı anlatılırken gözler bir kez daha doldu. Rehberin “Şu an siz de aynı durumla karşılaşsanız, aynı fedakarlığı gösterirsiniz” sözleriyle gençlerin milli ve manevi duyguları kabardı. Tarihi yarımadanın adım başı her yerinde bir şehitlik ya da anıtın karşımıza çıkması ile ekip, atalarıyla gurur duyduğu gibi aynı fedakarlığı göstereceğine bir kez daha inandığından kendileriyle de gurur duydu. Çünkü Türk milleti kendine emanet edilen bu topraklara kanının son damlasına kadar sahip çıkacaktır.
Tarihi Gelibolu Yarımadası’nın en çok ziyaret edilen noktası olan Çanakkale Şehitler Abidesi’ne gelindiğinde şehitlerimizin adlarının yer aldığı sembolik mezar taşları, karşılarına Çanakkale Şehitler Abidesi çıkıyor. Dört sütun üzerine oturtulan abide milletimizin sağlam temellere dayandığını ve yıkılmaz olduğu anlamını taşımaktadır. Uzaktan bakıldığında da Mehmetçiğin “M” harfi şeklinde gözükmektedir. Buradaki anılarını da fotoğraflarla ölümsüzleştirdikten sonra Atatürk’ün “Ben size saldırıyı emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetler ve başka komutanlar alabilir.” sözlerini hatırlayarak 57.Alay Piyade Şehitliğine geliniyor. Ardından savaşın en kanlı muharebelerinden biri olan Conkbayırı’na ayak basılıyor. Burada Atatürk’ün saatinin parçalanarak ölümden kurtulduğu noktayı görüyorlar. Alanın etrafında Üsteğmen Nazif Çakmak Anıtı, Türk siperleri, Atatürk’ün gözetleme yeri bulunuyor. Buradan da ayrılma zamanı geliyor ama hüzün ve atalarımızla gurur dolu engin duygularla yola devam ediliyor. Çanakkale’ye geçmek üzere feribotla yaklaşık 20 dk’lık bir yolculuk sonrası otobüsle Bursa’ya hareket edildi. Ekip Bursa’ya vardığında konaklamak üzere İYC yurtlarına yerleştirildi.
4.GÜN
Sabah namazı ve kahvaltını ardından gençler köklü geçmişiyle tarih ve kültür kenti olan Bursa’yı keşfetmek üzere yola koyuldular. İlk durak Evliya Çelebi’nin ifadesiyle Bursa’nın Ayasofya’sı olan Ulu Camii oldu. Buradaki şaheserleri de gördükten sonra Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda ve gelişimindeki önemli isimler arasında yer alan Osman Gazi ve Orhan Gazi Türbeleri ziyareti yapılıp ruhlarına dualar edildi. Tophane Parkı’nın eşsiz Bursa manzarasındaki güzelliklerini fotoğraf kareleriyle ölümsüzleştiren gençler oradan ayrıldı.
Ardından Emir Sultan Camii’nin hemen yanında yer alan Emir Sultan Türbesi ziyaret edildi. Türbede; Emir Sultan, oğlu Emir Ali, eşi Hundi Hatun ve iki kızı yatmaktadır. Gezi boyunca bol bol dua etme fırsatı yakalayan gençler Çelebi Mehmet tarafından yaptırılan Yeşil Türbe ve Yeşil Cami ziyaretlerini gerçekleştirdi. Sonra Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde yapılan konferansta, kimlik inşası ve dünyayı doğru okuma hakkında feyizler alarak yurda dönüş yapıldı.
5.GÜN
Sabah namazı ve kahvaltının ardından gezinin son günü Osmanlı İmparatorluğunun temellerinin atıldığı Söğüt ve Bilecik’e gitmek üzere yola çıkıldı. Ertuğrul Gazi Türbesinin ziyareti ve edilen dualardan sonra isteyenler Osmanlı kıyafetleriyle fotoğraf çektirdi. Türbede görevli Alplerin Ertuğrul Gaziye saygı nöbetinde, nöbet değişimi ilgiyle izlendi. Söğüt Müzesi, Kaymakam Çeşmesi görülerek Çelebi Sultan Mehmet Camiinde kılınan namazın ardından Şeyh Edebali Türbesi ziyareti yapıldı. Şeyh Edebali Türbesi, Osmanlı hükümdarlarından olan Orhan Gazi tarafından Eski Bilecik şehrinin bulunduğu vadideki küçük bir tepenin üzerine yaptırılmıştır. Buradaki küçük bir sinevizyon gösterisi sonrası türbede edilen dualardan sonra Karabük’e dönmek üzere yola çıkıldı. Yolculuk boyunca otobüste gezinin genel bir değerlendirmesini yapan gençler, geziden çok memnun kaldıklarını, tarihimizi ve ecdadımızı daha iyi anladıklarını, kendilerine daha çok görev düştüğünü, daha fazla çalışmak ve her alanda başarılı olmak gerektiğini belirterek çok farklı duygular hissederek döndüklerini dile getirdiler. 30 Ocak 2018
Sebiye TANGAÇ







Hatıraları tazeleten cok guzel bir gezi yazısı olmuş. Tebrik ve teşekkürler.Rehberlik eden , proje mimarları ve tum emegi gecenlerden Allah razı olsun.
Kıymetli yorumlarınız için siz hocalarıma tek tek sonsuz saygılarımı sunuyorum .Proje ile büyük fırsatlar sunulan gençlerle birlikte bizlere de Osmanlı Medeniyetini yakından tanıma fırsatı veren İlim Yayma Cemiyetine, desteklerinden dolayı Gençlik ve Spor Bakanlığına ,emeği geçen tüm değerli hocalarıma teşekkür ediyorum.
Sebiye Hocam'ı böylesine yoğun geçen bir geziye dair kıymetli tespitlerde bulunduğu için tebrik ediyorum. Bu kadar doğru notları isimlerde yanılmadan gezi esnasında ne ara aldı diye şaşırmadım değil. Kendisine çok teşekkür ediyor, gençlerle ilgili bu hayırlı hizmete vesile olanlardan Allah razı olsun diyorum.
Bize, gençlere ecdadını tanıtmak için bu fırsatı veren İlim Yayma Cemiyetine ve desteklerini esirgemeyen Gençlik ve Spor Bakanlığına proje ekibim adına teşekkür ederim.
Emeği geçenlerden Allah razı olsun.
Sebiye Hocamın kaleminden öğrendiğimize göre özellikle gençlerimiz için tarihlerini öğrenme ve yaşama anlamına çok güzel bir gezi olmuş. Bu projenin hazırlanmasında ve uygulanmasında emegi geçen başta İlyas Yıldız hocam ve öğrenci ekibine,yönetim kurulu üyelerine,geziye katılan tüm öğrenci ve öğretmenlerimize ,gezinin verimli ve güzel geçmesine katkıda bulunan ilim yayma şubeleri yönetimlerine şükranlarımızı sunarız..
Tebrik ediyorum Sebiye hocam. Çok güzel bir yazı . Gözlem , bilgi , duygu ve samimiyetin hissettirdiği bir değerlendirme olmuş.