Heybemdekiler hep kelimeler, hep cümleler.
Yıllardır hiç susmadım, bir zaman yüreğimin dili lal olsa da,
Okudum;
Gözlerim konuştu desem yalan değil.
Gözlerim dile geldi desem hiç yalan değil.
Gözlerimin buluştuğu her kelime ruhumla sabahlara kadar gevezelik etti desem hiç mi hiç yalan değil.
Hem yalan sevmez gözler, kelimelerim desem yalanın kıyısından geçmez.
Belki de dürüstlüğü ile sevmişimdir her bir harfin notasını.
Belki de o yüzden bazen kendimden bile çok güvendim şu satırların dostluğuna.
Belki de buz gibi avuçlarımı ısıttığı için buranın müptelasıyım, yüreğimi sıcacık ettiği için.
Bir yandan da itiraf edeyim dürüstlük demişken,
Kimi zaman uykumdan da etti beni bu satırlar;
Uykusuz kaldım, yazdım.
Belki de cümlelerle taşan ruhum uyandırdı beni, uyandım yine yazdım.
Belki de susuz kalmış dudaklarımı ıslatmaktı, her bir harf susuzluğum içindi, her cümle kana kana içilen bir su.
Belki de çoraklaşmış ruhumun yeniden yeşerme isteği, bir türlü yaz gelmeyen gönlümde çiçek açma isteği doğdu.
Bir yandan da güneş doğdu, dedim ya uykusuz kaldım.
Öbür yandan gözlerim acıdı, dedim ya uykumdan uyandım.
Sahiden uykumdan uyandım;
Belki de uyanan ruhumdu, aslında hiç susmamış ama hep sükut etmiş olan o ruhum.
Belki de uyanışların en güzeliydi, uykusuz kalışların en gereklisi.
Niye bunu hiç düşünmedim ki, belki de yazmaktı ömrümün hediyesi.
Ne büyük bir armağan, ne büyük bir sevinç.
Sahiden uykumdan uyandım ve şimdi kutlama zamanı hadi yine iyisin ruhum.







