Daha önce ajans78.com'da yer alan yazılarımız, web sitesinde isim ve sistem değişikliği yapılması nedeniyle, bundan böyle karabukanahaber.com'da yayımlanmaya devam edecek.
***
Bilindiği gibi 1-7 Mart tarihleri Deprem Haftası olarak kutlanmaktadır. Bu vesileyle ajans78.com'da yayımlanan "Büyük Depreme Hazır mısınız?" başlıklı yazımızı bazı ilavelerle yeniden istifadenize sunmak istiyorum.
***
Karabük Üniversitesi’nde Karabük İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından 28 Şubat Sivil Savunma Günü ve 1 - 7 Mart Deprem Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Karabük ve Deprem” konulu konferansta konuşan AFAD Karabük İl Müdürü Dr. Gazanfer Erbay, Karabük ve çevresinin bugüne kadar 1944, 1950, 1957, 1968, 1977 ve 1999 yıllarında meydana gelen depremlerin tesirine maruz kaldığını, bu depremler sonucu da Karabük Merkez, ilçe ve köylerinde göçme ve kaymaların meydana geldiğini ifade etti. Depreme karşı alınacak önlemlerle zararın en aza indirgeneceğine dikkat çeken Erbay, deprem esnasında cam ve balkondan atlanmamasını gerektiğine vurgu yaptı.
Depreme dayanıklı binaların nasıl inşa edilmesi gerektiği üzerinde de duran Dr. Gazanfer Erbay, "Olası büyük bir depremden en az zararla çıkılabilmesi için, doğru mühendislik teknikleri ve doğru malzeme kullanılarak depreme dayanıklı, sağlam binalar inşa edilmesi büyük önem taşımaktadır." dedi.
***
6 Şubat 2017 tarihinde Ege Denizi'nde, Çanakkale Gülpınar açıklarında 5.5 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Bu depremin ardından bir saat sonra aynı şiddette ikinci büyük bir deprem daha oldu. Son üç gün içinde meydana gelen, şiddeti 2.2-5.5 arasında değişen sarsıntılarda çok şükür can kaybı yaşanmadı. Bir ay geçmesine rağmen, şiddeti 5.5'i bulan artçı sarsıntılar halen devam ediyor.
Merkez üssü Çanakkale olan Ege Denizi'nde meydana gelen depremlerle ilgili Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ilginç bir iddiada bulundu. Sosyal medya hesabından depremle ilgili tweet atan Gökçek, Yapay Deprem Silahı olarak da bilinen HAARP teknolojisiyle ilgili endişeler taşıdığını belirtti. Gökçek, Çanakkale'de deprem olurken bölgede bulunan bir sismik araştırma gemisine dikkat çekti.
Peki, Nedir Melih Gökçek'in Bahsettiği HAARP?
HAARP: Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel Araştırma Programı (High Frequency Active Auroral Research Program) ya da diğer bir ifadeyle elektromanyetik teknoloji geliştirme programı...
HAARP, Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Alaska Üniversitesi tarafından ortak yürütülen, iyonosferin özelliklerini ve davranışlarını araştırmak üzere Alaska’da 1997 yılında devreye giren ve halen sürmekte olan bir çalışma. İklim kontrol ve yapay deprem silahı olarak kullanılabilme iddialarından dolayı da çok tartışmalı bir proje...
HAARP ile Neler Yapılabilir?
Projenin karşıtlarından biri olan, ünlü jeofizikçilerden Prof. Dr. Gordon J.F. MacDonald’a göre, elektromanyetik teknoloji ile iklimleri değiştirebilir, kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir, ozon tabakası ile oynayabilir, deprem oluşturabilir, okyanus dalgalarını kontrol edebilir, dünyanın enerji alanları ile oynayabilir, insan beynini kontrol altına alabilir, radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluşturabilirsiniz.
Bu bağlamda, 17 Ağustos 1999'da meydana gelen 7.5 şiddetindeki Marmara depremiyle ilgili de geçmişte benzer iddialar gündeme gelmişti. Deprem Profesörü Ahmet Ercan da o tarihlerde özel bir TV kanalında yayınlanan programda radyo frekanslarıyla yapay deprem oluşturulabileceği iddiasını gündeme getirmişti.
17 Ağustos 1999 depreminde resmi rakamlara göre; 17.480 kişi ölmüş, 23.781 kişi yaralanmış, 285.211 konut, 42.902 işyeri hasar görmüş, yaklaşık 16 milyon insan depremden değişik düzeylerde zarar görmüştü.
Küçük Depremler Olası Büyük Depremi Etkiler mi?
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, son Çanakkale depremlerinin ardından Marmara Denizi içinde 7'nin üzerinde bir depremin olacağını söylüyor ve "Maalesef depremi önleme şansımız yok." diyor.
Özener ayrıca küçük depremlerin büyük depremleri önleyeceği hakkındaki söylentilere de açıklık getirdi. Bunun bilimsel olarak mümkün olmadığını kaydeden Özener, "Çanakkale'deki depremlerle, İstanbul'da beklediğimiz depremlerin birbiriyle alakası olmadığını söylemiştik. Küçük depremlerin olası büyük depremi engellediği bilimsel olarak mantıklı gelmiyor. Marmara Denizi'nde olacak, İstanbul'u etkileyecek bir deprem beklentisi şüphe götürmez bir gerçek. Ama bunun zamanını verme şansımız yok" dedi.
Peki, böylesine büyük bir depreme hazır mıyız? Deprem önlenemez belki, ancak depremin vereceği zararlardan en asgari düzeyde nasıl kurtulabiliriz? Bu ve buna benzer soruların yanıtlarını tek başımıza vermemiz mümkün değil elbette. Ancak bu konuda yetkililere büyük görev ve sorumluluk düşüyor.
İbrahim (a.s.) ateşe atıldığında, ateşi söndürmek için ağzıyla su taşıyan karınca misali, biz üzerimize düşen uyarı görevimizi yapalım, istedik.
Geç olmadan, güç olmadan, Karabük'ün de birinci derecede deprem bölgesinde yer aldığını hatırlatalım, vesselam...
YILMAZ ÇELEN KİMDİR?
1967 yılında Karabük'te doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Karabük'te yaptı. 1991 yılında Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu (İletişim Fakültesi) Radyo ve Televizyon Bölümünden mezun oldu. Radyo, televizyon ve gazetelerde program yapımcılığı, sunuculuk, muhabirlik, temsilcilik, haber müdürlüğü ve genel yayın yönetmenliği yaptı.
1993-1994 yıllarında Karabük İmam Hatip Lisesinde Türkçe dersleri, 2005 yılından itibaren de Karabük Belediyesi Kültür Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezince açılan kurslarla İl Milli Eğitim Müdürlüğünce öğretmenlere için düzenlenen hizmet içi eğitim seminerlerinde Diksiyon, İletişim ve Beden Dili dersleri verdi.
1996 yılında zabıta memuru olarak göreve başladığı Karabük Belediyesinde Uzman, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak çalıştı. Halen Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü kadrosuyla Evlendirme Dairesinde görev yapmaktadır.
Sendikal faaliyetlerine 1996 yılında Türk Yerel Hizmet-Sen Karabük İl Sekreteri olarak başladı. 2002 yılında Türk Yerel Hizmet-Sen Genel Merkez Yöneticiliği (Basın ve Dış İlişkiler Genel Sekreterliği) görevinde bulundu. 2008 yılından bu yana BEM-BİR-SEN (Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası) Karabük İl Temsilcisi olarak sendikal görevini sürdürmektedir. Evlidir ve 1991 doğumlu Osman Fatih ve 1997 doğumlu Ömer Faruk adında iki oğlu vardır.