Birçok şehrimiz Kurtuluş Savaşı yıllarında düşman işgaline uğramış ve verilen milli mücadele ile bu işgallerden kurtarılmıştır. Örneğin; 3 Ocak Mersin'in, 5 Ocak Adana'nın, 12 Şubat Maraş'ın, 13 Şubat Erzincan'ın, 12 Mart Erzurum'un, 2 Nisan Van'ın, 11 Nisan Şanlıurfa'nın, 21 Haziran Sakarya'nın, 9 Eylül İzmir'in, 6 Ekim İstanbul'un, 25 Aralık Gaziantep'in düşman işgalinden kurtulduğu gündür. Bu illerimizin düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümleri törenlerle kutlanmaktadır.
Kurtuluş yıldönümünü kutlamayan, bir başka ifadeyle kuruluş yıldönümünü kutlayan ilk ve tek ilimizdir Karabük. Karabük’ün adı, ilk kez 1932 yılında Devlet Demiryolları haritasında bir tren istasyonu olarak resmi kayıtlara geçmiştir. Daha önce 13 haneli bir köy altı yerleşim birimi iken 3 Nisan 1937 tarihinde Demir Çelik Fabrikalarının temelinin atılmasıyla birlikte adını duyurmaya başlayan Karabük’ün 1937’den günümüze uzanan gelişimi, cumhuriyet tarihinin her döneminin izlerini taşır. 25 Haziran 1939'da belediye teşkilatına kavuşan, 1941 yılında Safranbolu ilçesine bağlı bucak olan, 3 Mart 1953’te Zonguldak iline bağlı bir ilçe haline gelen Karabük, 6 Haziran 1995 tarihinde Türkiye'nin 78. ili olmuştur.
1950'li yıllarda serbest girişimin teşvik edilmesiyle, kütük demirden inşaat demiri üreten özel haddehaneler de kent ekonomisindeki yerini almıştır. Karabük, 1963-1970 yılları arasında en zengin günlerini yaşamış ve bu dönemde büyük bir hızla büyümüştür. 1980’li yıllardan sonra, hükümetlerin özellikle liberal ağırlıklı ekonomik politikalar izlemeleri sonucunda, ekonomisini sadece demir ve çelik üretimine bağlayan Karabük'te, tek bir sektöre bağlılık sorun teşkil etmiş, 1989 yılında yaşanan 137 günlük işçi grevinden sonra sürekli kriz içine sürüklenen Demir Çelik Fabrikası, 1995 yılında üyelerinin büyük çoğunluğunu işçilerin oluşturduğu Kardemir A.Ş.’ye devredilerek özelleştirilmiştir.
% 70'i ormanlarla kaplı olan Karabük'te, ormancılık, hayvancılık ve tarım, yöre ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Karabük ekonomisi imalat sanayisine bağlı olarak gelişmiştir. Demir çelik sektörü, farklı ölçekli haddehane ve dökümhaneler, önemli sayılabilecek mermer rezervleri, gıda, kimya ve orman ürünleri alanlarında faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeler, 1995 yılında Demir Çelik Fabrikalarının özelleştirilmesinden sonra faaliyet gösteren tekstil sektörü, Karabük'te imalat sektörünü oluşturmakta ve istihdam sağlamaktadır.
Karabük Demir Çelik Fabrikaları başta İskenderun, Sivas Divriği, Kırıkkale ve Ereğli Demir Çelik Fabrikaları olmak üzere, yurt içinde ve yurt dışında kamu ve özel sektöre ait birçok endüstriyel tesis, baraj, köprü ve santralin proje, imalat ve montajını gerçekleştirmiştir. Bu nedenle de Karabük Demir Çelik Fabrikaları 'fabrikalar kuran fabrika', Karabük de 'kentler kuran kent' olarak nitelendirilmektedir.
UNESCO tarafından dünya kültür miras listesine alınan, Türk şehir kültürünün eşsiz örneklerini bir bütün halinde günümüze kadar taşıyan, açık hava müzesi konumundaki Safranbolu, geçmiş dönem medeniyetlerinin önemli yerleşim merkezlerini bünyesinde barındırmıştır. Eflâni ve Eskipazar ilçeleri medeniyetlerden günümüze önemli tarihi kalıntılar taşıyan yerleşim birimleridir. Tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra, eşsiz doğal güzelliklere de sahip olan Karabük; Yenice ilçesindeki yağmur ormanları ve açık hava ağaç müzesi, Ovacık ilçesinde ağırlıklı olmak üzere ilin geneline yayılmış yaylaları, mağaraları, kanyonları, doğal göl ve göletleri ile şirin bir yurt köşesidir.
Karabük'ün Kuruluşunun 80. yıldönümünün başta Karabüklü hemşehrilerimiz olmak üzere, aziz milletimizin birliğine, dirliğine, esenliğine, huzur ve gönencine vesile olması dileğiyle 2006 yılında yazdığım 'Fabrikalar Kuran Fabrika' şiiriyle yazımı tamamlamak istiyorum:
1937’de atıldı Karabük’ün temeli,
Türkiye’yi imar etti işçimin altın eli.
'Kentler kuran kenttir' Karabük,
Ülkemin imarında emeği büyük.
Fabrikalar kurdu bu ilk fabrika,
Demiriyle tanıdı onu yedi kıta.
Demir dağları erittik Ergenekon’da,
Demiri var fabrikamın her betonda.
Türk’ün Ergenekon destanına eş,
Yüksek fırınlarda yanan bu ateş.
Demiri su gibi eritir, getiririz dize,
Bu hüner atadan armağandır bize.
Demire su verir çelik işçisi teriyle,
Karabük gurur duyar Kardemir’iyle.







Sn. Yılmaz Başkanım, tebrik ediyor üstün başarılarının devamını Allah(cc)tan niyaz ediyoruz. Necati TON YM-MÖN Bölge Müdürü ve Karabük İlçe ve Köyleri Kalkındırma Platformu Genel Sekreteri
Ne güzel anlatmışsın abi
Yüreğine sağlık sayın müdürüm
İşinizi ciddiyetle yapın yazmak için yazılmaz. Makale yazmanın da kuralları vardır. Görsellik önemlidir.
Sayın Müdavim, Haklısınız, görsellik önemli. Paragraf aralarındaki boşluk fazla olmuş. Şiirde de dizelerin arasındaki boşluk çok fazla. Ancak, buna teknik olarak benim müdahale etme imkanım yok. Yazılarımı siteye atan arkadaşlar uyarınızı dikkate alacaktır, inşallah. Uyarınız için teşekkür ederim. Müdavim müstear isminiz gereği, yazılarımın müdavimi olmanız dileğiyle selam ve saygılarımı sunarım.