Bir eser veya bir konunun yanlışlarını, doğrularını ortaya koymak, yanlışlarını düzeltmek için yapılan araştırma ve incelemeye eleştiri denir. Yani eleştirinin amacı doğruyu bulmaktır. Bu bakımdan eleştiri, bilgiye dayanmalı, hakikat içermeli, yapıcı olmalıdır. Buna göre yerinde bir eleştiri bilgi ve görgü kuralları çerçevesinde doğruları dillendirme biçimidir.
Eleştiride, öncelikle insan, kendisinden işe başlamalıdır. Kişi, kendini öz eleştiriye tabi tutmalı yani nefis muhasebesi yapmalıdır. Hatalarının ve zaaflarının bilincinde olan kişi, eleştirilerini daha insaflı yapar ve karşı tarafa daha anlayışlı davranır. Cenab-ı Hakkın bu konudaki ikazı açıktır “Siz, Kitabı (Tevrat’ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?” (Bakara, 2/44).
Empati yapmadan eleştiri yapılmamalıdır. Hiçbir insan sorumsuz, sorgulanamaz, eleştirilemez değildir. Eleştiriye açık olmayan insan kendisini geliştiremez. Seviyeli eleştiri bir yıkım değil bir yanlışı düzeltme çabasıdır. Eleştirinin amacı muhatabımızı değersizleştirmek değil, doğruyu bulmaktır.
Eleştiri kültür ister, seviyeli eleştiri seviye gerektirir. Seviyesiz eleştiriler sorun ve sıkıntı demektir. Gereksiz ve amacını aşan eleştiriler hem sahibini hem muhatabını hem de toplumu yorar. Temelsiz eleştiriler tembel zihinlerin kolaya kaçma kurnazlığıdır.
“Eleştiri belki güzel bir şey değildir ama gereklidir, ağrı ile aynı işi görür; çünkü ağrı da vücutta bir arıza olduğunu haber verir” diyor William Churchill. Dale Carnegie’nin “Haksız eleştiri çok tehlikeli bir kıvılcımdır. Bu kıvılcım barut fıçısından farksız olan insan gururunu infilak ettirebilir.” Sözü eleştiride çok dikkatli olunmasının gerekliliğini ortaya koyar.
Eleştirinin amacı kusur aramak değil, doğruyu yanlıştan ayırmak olmalıdır. Günümüzün en büyük sorunlarından biri eleştirel ahlak sorunudur. Eleştirilerimiz ahlak temelli yürümüyorsa derin toplumsal yaralar ortaya çıkar. Ahlaka dayalı bir eleştiri insanı büyütür, toplumu güçlendirir ve bizi hakikate ulaştırır.
Eleştirinin mutlaka bir ahlakı olmalıdır. Eleştiri kültürü bir ihtiyaçtır fakat eleştiri insan kıyımına, insanları biçme ve bitirme operasyonuna dönüşmemelidir. Eleştirel akıl adına egosunu yücelten, ön yargılarla kırıp-döken, kişisel öfkesini, kinini eleştiri ambalajı ile pazarlayanlara karşı duyarlı ve dikkatli olunmalıdır. Böylesi hastalıklı ruh haline sahip olanların eleştiri oklarından korunabilmek oldukça zordur. Zihin yapıları, yargı kalıpları sürekli kusur aramaya kodlanmış bu davranış sahiplerinde edinimleri yaşam biçimine dönüşmüştür. Sonuçta tepkisel eleştiri, karşı tepkiyi tetikler. Akl-ı Selim’in süzgecinden geçmeyen ifadeler toplumsal ahlakı da bozar.
Bugün hikmet ve yumuşak huyluluk, insaf ve hakkaniyet, ahlak ve erdem içeren bir eleştiri diline çok ihtiyacımız var. Eleştirel aklı savunurken öncelikle akıllı ve ahlaklı olunmalı, aceleci olunmamalı, ölçüyü kaçırmadan, ince bir anlayışla amaca hizmet eden bir tavır ve eylem içinde olunmalıdır. Yapılan şeyin; eleştiri mi? Yergi mi? Sövgü mü? Haddini aşmak mı? Olduğunun adı doğru konulmalıdır.
Eleştiri kültürü adına yola çıkan fakat yolda linç kültürüne dümen kıranların kötülüklerine saygı duyulmasını kimse beklememelidir. Yerinde eleştiri elbette iyidir, ancak eleştiriler zamanla yıkıcı, itici, acıtıcı, bitirici travmalara neden oluyorsa toplum bu duruma tepkisini koymalıdır.
Eleştirinin bir usulü, üslubu ve edebi olmalıdır. Nefsî, hissî, fevrî atraksiyonlar, akla ziyan ataklar doğru amaca hizmet etmez. Kusur aramadaki aceleciliklerimiz günün sonunda insanımızı acımasız bir karaktere dönüştürüyor. Bir konu ya da kişi ile ilgili eleştirel bakışa niyetlenirken işe önce empati ve özeleştiri ile başlamamız gerekiyor. Çünkü empati ve özeleştiri yapmayan, eleştiride sertleşiyor ve saldırganlaşıyor. Eleştirideki aşırılığı ile herkesi aşağılama ve alaya alma aymazlığına düşüyor.
Günümüzde sosyal ve sanal mecralarda doludizgin, fütursuzca yapılan eleştiri furyası tam bir felaket ve musibete dönüştü. Özgür düşünce adına süregelen pervasızlıklar nedense prim yapıyor. Kültürlü eleştiriler sanki yerini küfürlü eleştiriye bıraktı. Hakkın rızası, hakikatin tecellisi, toplumun ıslahı için olmazsa olmaz olan yapıcı eleştiri şekil değiştirip sanki yeni kaos ve krizlerin sebebi haline geldi.
Doğruyu söylemek zordur ve bedeli de çoğu zaman ağırdır ama bu da toplumda insaf ve akıl sahiplerinin eleştiri kültüründeki yozlaşma ve yobazlaşmayı önleme adına üstlenmesi gereken çok önemli insani ve İslami bir görevdir.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan Hocanın şu ifadeleri ile konunun birinci yazısını noktalamış olalım; “Eleştiriyi bir kusuru iyileştirmek, bir hatayı düzeltmek amacı dışında, sadece tenkit için yapan insanlarda genellikle ego kabarması vardır. Bu yüzden benmerkezci tipler, eleştirmeyi çok severler. Eleştiri ve kritikler, karşı tarafta hasar oluşturmayacak biçimde yapılmalıdır. Eleştiren kişi, tenkitlerinde eğer egosu adına değil de iyi niyetle hareket ediyorsa, eleştiri kişilik çatışması haline dönüşmez. Başkalarını sık eleştiren insanlar, “Sen zaten önemli birisin.” mesajını alırlarsa, eleştiriye olan ihtiyaçları azalır.”








Çok güzel bir yazı. Kaleminize sağlık hocam
Eleştiri kelimesi genelde"olumsuz"anlamda kullanılıyor, öyle anlaşılıyor, ama eleştiri çift yönlü bir kelimedir. Olumsuz da olumlu da olabilir. Bu yüzden bir kişi eleştirilirken amaç"zarar vermek, küstürmek" olmamalı, yapıcı davranılmalı, yol gösterici olmalı
İYİ BİR, BİLGE YAZI, TEŞEKKÜRLER HOCAM
Eleştiri olmazsa adalet de olmaz, hakikat de. Selamlar.
Yanlışa yanlış demekten korkmamalıyız.
Kalemine sağlık
Ağzına sağlık hocam. Kimse kusursuz değil, eleştiri şart ki yanlışlar düzelsin.
ellerine sağlık Mustafa Bey
Allah CC razı olsun kıymetli hocam, hayırlı cumalar dilerim
Emeğinize sağlık Mustafa hocam, güzel bir yazı, sağolun
Abi kalemine yüreğine Sağlık, müstefid olduk istifade edilecek bir makale selam ve Hürmetlerimle
Çektiğimiz sıkıntıların yarısı yediğimizden, Yarısında dediğimizden dir. Yediğiniz helal, konuştuğunuz hak olsun inşallah Cumanız mübarek olsun Hayırlı, Sağlıklı, Huzurlu ve bol Bereketli günleriniz olsun inşallah
Eyvallah Mustafa Hocam, Allah Razı olsun Müstefit olduk. Cumamız bizlere hayırlar getirsin inşallah. Allah'a emanet olun
Allah razı olsun. Hayırlara vesile olsun inşaallah.
Ahlaki olan susmak değil, doğruyu uygun bir dille söyleyebilmektir. Yazı bu bilinci hatırlatıyor.
Toplum olarak eleştiriyi düşmanlıkla karıştırmayı bırakmamız gerekiyor. Yazı bu gerçeği sade ve net biçimde anlatmış.
Paylaşım için teşekkürler hocam yine çok güzel bir konu ve yerinde tespitler yüreğinize sağlık
Kaleminize sağlık. Kişiler değil, yapılan işler konuşulmalı; doğru da yanlış da açıkça söylenebilmeli.
Son derece haklı bir tespit. Yanlış varsa konuşulmalı, susarak sorunlar çözülmez.
Yapıcı eleştirinin kıymetini hatırlatan önemli bir yazı. Herkes için geçerli.
Toplum olarak sertleştiğimiz bir dönemdeyiz. Yazınız adeta bir uyarı ve davet niteliğinde. Emeğinize sağlık, devamını merakla bekliyoruz.
Eleştirinin ahlakla yapılması gerektiğini vurgulamanız çok kıymetli. Ahlak yoksa, ne söylenirse söylensin fayda vermiyor maalesef.
Sosyal medyadaki linç kültürünü bu kadar net anlatan az yazı okudum. Keşke herkes bu yazıyı dikkatle okusa ve biraz durup düşünse.
Okurken kendi payıma çok ders çıkardım. Öz eleştiri yapmadan başkasını eleştirmenin ne kadar anlamsız olduğunu bir kez daha gördüm. Allah razı olsun.
Kaleminize ve gönlünüze sağlık hocam. Eleştirinin yıkmak için değil, onarmak için yapılması gerektiğini çok güzel ifade etmişsiniz. Bugünlerde hepimizin bu hatırlatmaya ihtiyacı var.
Allah razı olsun hocam. Günümüzde hepimizin ihtiyacı olan bir konu.
Ahlâk yoksa, başka bir şey aramaya gerek yok.
Eleştiri kültürü adına yola çıkan fakat yolda linç kültürüne dümen kıranların kötülüklerine saygı duyulmasını kimse beklememelidir.
"Bir kişiye veya gruba karşı olan kininiz/öfkeniz sizi haksızlığa şevk etmesin" İLAHÎ UYARISINA dikkat ederek YAPILAN ELEŞTİRİ/ UYARI yerini bulur ve faydalı olur. Üstadım yazılarınızdan istifa ediyorum, kaleminize ve gönlünüze sağlık, Allah yazılarınızı bereketli eylesin ❤️
İnsanımızın en çok ihtiyaç duyduğu bir konuyu dile getirdiğiniz için çok sağ olun.
Doğruyu söylemek zordur ve bedeli de çoğu zaman ağırdır ama bu da toplumda insaf ve akıl sahiplerinin eleştiri kültüründeki yozlaşma ve yobazlaşmayı önleme adına üstlenmesi gereken çok önemli insani ve İslami bir görevdir. Sözünü herkesin dikkate alması lazım.
Teşekkür ederiz değerli hocam. Yazılarınız hem dini hem toplumsal olaylara ışık tutuyor, rehberlik ediyor. Size minnettarız.
Hocam kaleminize sağlık. Karabük gündemine ilaç gibi, ayna gibi bir yazı olmuş. Herkes bu yazıda fotoğrafına baksın.