Ramazan otuz gün ile sınırlı değildir. Her yıl on gün evvel gelir. Ortalama otuz altı senede bir devreder, senenin bütün günlerine denk gelmesi aslında "her günü oruç, her geceyi Kadir ve bütün bir Ömrü Ramazan kılma" çağrısıdır. Ömrü Ramazan kılmanın bir alameti de Ramazan'dan hemen sonra tutulan Şevval orucudur. İyilik ve ibadetlerin sevabı en az on katı ile karşılık görür. "Ramazan orucundan sonra Şevval’de 6 gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi olur.'' (İbni Mâce) buyurulur. Ramazan bitince kulluk bitmez. Ramazan'da yakalanılan kulluk modunun devam ettirilmesi, çıtanın sürekli yüksek tutulmaya uğraşılması gerekir ki hak edilen Bayram’ın bir anlamı olsun. Kazanılmış maneviyatın bereketi ömrün sonunu anlamlandırsın ve imanla gidişe vesile olsun. Bilmek gerekir ki, “Ömrü RAMAZAN olanın ölümü BAYRAM olur.” ve inşallah bu bayramlar ahirette ebedi bayramımıza vesile olur. Ramazan bitti diye, kulluk tatile girmez. Olması gerekenin adı tatil değil tebdildir. Tebdil ise; Ramazan değişikliğini tüm hayata yansıtma gayretidir. Alışkanlık kazandığı kulluğunu devam ettirme azim ve çabasıdır. "Sana ölüm gelinceye kadar, Rabbine ibadet et." (Hicr- 98) Oruç(savm) "tutmak" demektir. Kendini tutmaktır oruç ve kendini bir kıvamda tutmaktır. Allah gündemli bir hayata adapte olmaktır. Oruç olmazsa kişi kendini tutamıyor. Şimdilerde "otokontrol" denen "irade hassasiyeti" kavranamıyor ve ruhlarda bir cinnet depreşmesi yaşanıyor. İnsanın kalbini derin çatlaklar sarıveriyor. Kişiler buhran ve bunalımlardan kendilerini kurtaramıyor. Bir türlü mutlu olamıyor. Ruhunun ihtiyacı olan huzuru yakalayamıyor. Allah’ı çok kolay unutuyor. Yaşantısında Allah yok gibi davranabiliyor. Hayatının ölçüsü Kur’an değilse, yaşadıkları ona Allah’ı unutturuyor. Kulun derdi Allah’ın rızası olmaz ise dünya dertleri kişiyi kuşatıyor. Şeytanın ve nefsin oyuncağı durumuna düşürüyor. “Şeytan önce insana Allah’ı unutturuyor, Sonra “çağdaş çöplükte” ne bulursa yutturuyor.” Sözünde olduğu gibi kişinin artık bütün derdi dünya oluyor ve sonra da “Derdi dünya olanın dünya kadar derdi oluyor.” Dertlerinden kurtulmak için çırpındıkça daha büyük dertlerin pençesine düşüyor. İşte günümüz insanının hali pürmelali. Şu cümleler sanki oruçla uruc (ruhen yüceliş) eyleyemeyenlerin itirafıdır gibidir: "kendimi tutamadım", "bir anlık nefsime uydum", "dilimi tutamadım", "öfkeme engel olamadım", "elinden tutamadım" ve daha nicesi… pişmanlıklar, pişmanlıklar. Kendini bilemediği, özüne dönmeyi beceremediği, yolunu bulamadığı, midesini tıka basa doldururken ruhunu aç bıraktığı için kendisine zehir ve zindan ettiği şu geçici dünya onu ebedi hayatta da mutlu olacağı bir sonuca götürmeyecektir. Ramazan, oruç bitince başlar. Bir Okuldur Ramazan. Öğrettikleri ile bizleri hayata hazırlar. Yaşanan fırtınalara karşı siper, ruhlardaki tusunamilere karşı güvenli bir liman oluşturur ve bunalımların önüne geçer. “Allah’a teslim olan dünyayı teslim alır. Nefsine teslim olan dünyanın altında kalır.” Namazın sürekli kılınmasını, zekâtın bir defa değil her yıl emredilmesini, Hacca gidip geri dönenlerin dillerinden düşürmedikleri "bir daha" özlemi insanın süreklilik arzu ve ihtiyacında olduğunun işaretleridir. İnsana süreklilik, ebedilik arzusu verilmiş. Sahip olduklarının devamlılığını istiyor fıtrat. O halde sorumluluklarda da süreklilik gerekli ki bu ebedilik arzusu insanın sadece geçici hayat için değil, ebedi hayat için yaratıldığının da açık bir kanıtıdır. Ramazan’da kazanılan keyfiyetle Allah aşkı kalbe düşmemişse, günahlardan sıyrılma kıvamı oluşmamışsa, Ramazan sonrası hayat eski gaflete dönüş olur ki, insan ömründe fırsat olarak yakalayabileceği çok fazla Ramazan yoktur. Bu Ramazan belki de sondur. Niyaz için olgunlaşmış gönül dünyası ve Rabbe naz etme keyfiyeti heder edilmemeli, günahlara tekrar dönülmemelidir. Günah sofrasından doğrulmayanın, Gönül sofrasında gözü olur mu? Allah aşkı ile yoğrulmayanın, O’na naz etmeye yüzü olur mu? "Anasından doğduğu günkü gibi günahsız" olmak için Ramazan’ın, Kadir gecesinin, Şevval ayının kadrini bilen, Ramazan'ı ayın birine değil ömrün hepsine yayan ve dört mevsim bağrında Ramazanlar yaşayan güzel insanlardan olabilmemiz dua ve temennisi ile…








Selamın aleyküm Sayın Hocam Ramazan Bayramınız mübarek olsun Allah Teâla tekrar tekrar bu günlere erişmeyi nasip eylesin yazınız gerçekten muhteşem olmuş elinize emeğinize sağlık yazınız anlayan için çok veciz ve önemli mesajlarla dolu ibret alınması ve düşünülmesi gereken birçok ifade var Allah sizlerden razı olsun en kısa zamanda yüz yüze görüşmek dileğiyle Cumanız mübarek olsun Allah’a emanet olun.
Hocam emeğinize sağlık Allah razı olsun. Hayırlı cumalar, hayırlı bayramlar
ALLAH razı olsun.TÜRk ve İSLAM aleminin bayramı kutlu olsun
ALLAH RAZI OLSUN KIYMETLİ HOCAM.HAYIRLI BAYRAMLAR DİLİYORUM.
"Mevsimlik değil Daimi Müslümanlıktır asıl olan" Ramazan ve diğer Mübarek Zamanlar Daimi Müslümanlığa teşvik ve talimdir, tabiki anlayabilene ve becerebile !!! Rabbim rızasına erebilmeyi ve bağışlanmış olarak nice Bayramlara kavuşabilmeyi nasip eylesin, Bayramımız BAYRAM OLSUN vesselam.
Ramazan Bayramınizi en içten dileklerimle kutlarım hocam Emeğinize ve kaleminize sağlık Hocam
Yazınızı beğenerek okudum, elinize sağlık.... Ancak başlık sıkıntılı olmuş. Oruç: Ramazan gidince başlamaz, belki Ramazanda sonra kendini gösterir. Olması gereken de o olmalı... Namaz ve Hac da böyle olmalıdır. Selam ve dua ile...
Okuduğum en anlamlı ve derli toplu bir köşe yazısı. Hayırlı bayramlar üstadım.
Çok anlamlı ve yönlendirici güzel bir yazı. Allah razı olsun hocam. Hayırlı bayramlar.
Allah razı olsun üstadım. Rabbim, tüm ömrümüzü rızası mucibince yaşamayı, nefsimizi haramlardan uzak tutabilmeyi lutfeylesin. Amin.
Amin, Allah razı olsun, hayırlı bayramlar , cumalar olsun.