Reklam
EŞLERİN DÜŞTÜĞÜ EN BÜYÜK HATA EVLİ OLDUKLARINI...
Mustafa ÇELENLİ

Mustafa ÇELENLİ

EŞLERİN DÜŞTÜĞÜ EN BÜYÜK HATA EVLİ OLDUKLARINI UNUTMALARIDIR

06 Ocak 2022 - 16:57 - Güncelleme: 06 Ocak 2022 - 17:02

Aile, evlilikle başlayan, kökleri cennete uzanan, Hz. Adem ile Havva’ya dayanan kutsal bir akittir. Sığınılacak sakin bir liman, huzur bulunabilecek muhkem bir kale, mutlu olunabilecek sıcak bir yuvadır.

Evlilik hayatı paylaşmaktır. Yükü hafifletmektir. Derde derman olmak, Düşmeden önce tutmak, düştüyse kaldırmaktır. Öfkeli iken sakin olmak, incitmemek, incinmemektir. Ve sadık olmaktır.
Eş değil aslında bir dünya seçiyoruz evlenirken. Evlilikte başarı yalnız aradığı kişiyi bulmak değil, aynı zamanda aranan kişi olmaktır. Allah ömür boyu iyiki seninle dedirtecek eşler nasip etsin herkese.
Hayırlı eş Allah’ın kuluna bir ikramıdır. Hayırsız eş ise dünyanın en ağır imtihanıdır.
Eşler biri birini sadece söylediğini değil, söylemediğini de anladığı andan itibaren gerçek evli olurlar.
Evliliğin iyisi olur ama kusursuzu olmaz. Evlenmeden önce gözünü dört açanlar, evlendikten sonra yarısını kapatabilirler. Evlilik her zaman uyum içinde olmak demek değildir. Bazen sana uymasa da uyum sağlamak, biraz katlanmak, sabretmek, görmezden, duymazdan gelmektir.
Evlilik bir üstünlük sağlama, diz çöktürme, gününü gösterme kavgası değildir. Seviyeli, nitelikli bir beraberlik, anlamlı, tutarlı, kararlı bir disiplindir. Bu anlayışla kurulmayan, bu gözle bakılmayan evlilikler görülüyor ki yoruyor, eşler birbirini yıpratıyor, sonuç hazin bir tükeniş. İnsanlar çok basit bahanelerle ya kendilerini veyahut da evliliklerini bitiriyorlar. Eşler arası anlama, anlamlandırma, paylaşım yok. Çetin pazarlıklar, kendini kabullendirmeler bir türlü bitmiyor. Birçok evli, evin içinde evsizliği ve yalnızlığı yaşıyor. Evliliğin cazibesi, evin çekim gücü gün geçtikçe zayıflıyor. Bunu gören gençler, evlilikten ürküyor, çekiniyor. Evlilik düşünülmüyor, birlikte yaşamanın yolları aranıyor. İşlevsiz izdivaçlar, iğreti ilişkiler ile insanlar oyalanıyor. Evlilikler evciliğe evriliyor.
Unutmayalım ki; evlilik bir kumar değil, kendini ve hayatı yeniden kurma ve kurtarma eylemidir. Nikah, açık bir sözleşmedir. Ve bilinmelidir ki; sadece insan olanlar evlenir, diğerleri çiftleşir. İnancımız odur ki; evlilik de, evlat da, mal-mülk de hepsi birer imtihan, hepsi bize emanettir.

Eminlik, adil emirlik, erdemlilik, edep ve samimi emekle bu sınav sürdürülebilir, bu emanet yüz akı ile taşınabilir. Çünkü kitabımız Kur’an diyor ki, mümin erkek ve kadınlar birbirlerinin velileridir. Velayet kanatlarını gerdiğimiz zaman ailenin nasıl bir sığınak, korunak, barınak olduğu daha iyi anlaşılır. O zaman evlilik; vahyin şekillendirdiği Rahmani bir okul, Rabbani bir disipline dönüşür.

Birbirine adanmış ömürler, en büyük nimet ve muhteşem bir devlettir. Evlilik, eş olmanın çok ötesinde anlamlar taşır aslında. “Onlar sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtüsünüz.” (2/187) Günahlardan koruyucu giysi. İsyana, üryana, hüsrana karşı örtüdür, kalkandır, hisardır.

Evlilik, karşılıklı kabullenmektir, katlanmaktır, birbirini korumaktır, taşımaktır hem de kahretmeden, alanı terk etmeden. Seni bir ömür boyu sırtımda da gönlümde de taşırım, yük değil nimet bilirim diyebilmektir eş olabilmek.
Evlilik, kendini sınırlamak, sınamak ve sorumluluk almaktır. Namaza durmaya benzer evlilik, tekbirden sonra sağa sola bakılmaz. Evlilik, birbirini paylamak değil, hayatı paylaşmaktır. Birbirini değişime zorlamak değil, anlamak, tamamlamak ve alışmaktır. Pazarlığın bırakılması ve herkesin kendi payına düşen sorumluluğun kuşanılması ve taşınması gerekir. 
Peki, biz evliliğe ne yükledik, ne bekliyoruz? Öncelikle evliliğe “evet” demekle neyi yüklendiğimizin bilincinde olmalıyız. Nikâhta “evet” demek eş olduk büyük bir sorumluluk aldık demektir. Allah’ın ipine sımsıkı tutunulmalı ki; evlilik bağı kopmasın. Sabır ve namazla yardım istenmeli ki, yuvamıza fesat, haset, nazar girmesin.
Bu günün en öncelikli konularından biri aileyi korumak ve kurtarmaktır. Ümmetin ayakta olan son hisarı ailedir. İslam’ın son diriliş ve direniş kalesi ailedir. Bu işin şartı besmeleli evlilikler, kıbleli evler, amentülü hayatlardır. Ne evsizleşmek, ne de evcilleşmek, sadece evli olduğunun ve eşinin kendisine Allah’ın emaneti olduğunun farkında olmak. Kendine dönmek. Birbirine dönmek ve Evine dönmek. 
Bunun için evlilik terapisine, tedavi için ithal reçetelere ihtiyaç yoktur. Evlilikte şu beş kelime ile bütün problemler çözülür: Sabır… Sorumluluk… Sadakat… Samimiyet… VE  Sevgi

İşte iki dünya saadetine kapı aralayacak 5 “S” şifresi. Öyle inanıyorum ki, evliliğin sırrı bu S’lerde, Hatta evliliği cennette sürdürmenin yolu da bu kelimelerde saklı. Aslında dünya yaşamındaki evlilikler evliliğin provasıdır. Gerçek evlilikler, kalıcı beraberlikler cennette olacaktır. Evlilikten nihai amaç onu cennete taşıyabilmektir.

Allah c.c. herkese Cennette sürdürülebilecek ve iki cihan saadetine vesile olacak mutlu evlilikler nasip etsin.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar