"Her kim yalan, iftira, gıybet, koğuculuk, küfür ve lanet gibi kötü sözleri söylemeyi ve onunla iş görmeyi terk etmezse, ALLAH Teâlâ'nın onun yemesini, içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur." (Buhari-Kitab_ı Savm)
Yalan bütün kötülüklerin anasıdır. Gıybet ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi ibadetlerin sevabını yer bitirir. İftira büyük günahların en büyüklerindendir.
Özlenen saygı değer toplum idealini kökünden tahrip eden ve ferdin haysiyetine, şerefine, manevî hayatına saldırı anlamına gelen kötü huyların başında iftira gelmektedir. İftira, bir kimseye yalandan suç ve kötülük isnat etmektir. Müfteri, ya kendi suçunu başkasına yükler veya başkalarına işlemedikleri suçları isnat eder ki, her ikisi de çirkin bir davranış biçimidir. İftira, yazı, söz vb. yolu ile şahıs, kurum ya da bir topluluğun şeref, itibar, namus ve haysiyet gibi manevî haklarına kastetmek, katletmektir. Müslüman, Müslümanın kardeşi olduğu için, birbirlerinin hakkına tecavüz haramdır.
İslâm ahlâk literatüründe aslı olsa dahi din kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmak gıybet, aslı olmayan hususları isnat etmekse iftiradır. Klâsik kaynaklarda kindarlık, haset, dedikoduculuk, gıybet, alaya almak, küçük görmek, kendini beğenmek, kendi hatasından sıyrılmak gibi kötü huy ve alışkanlıklar, kişiyi iftiraya sürükleyen sebepler arasında gösterilir. Nitekim Hz. Peygamber, doğruluğun, hayrın kaynağı olmasına karşılık yalanın bizâtihi günahın kaynağı olduğunu ifade eder. Bu münasebetle dilin afetlerinden sayılan yalancılık, nemime, gıybet gibi kötü huylar ile iftira bir arada düşünülmelidir. Tabiatın ihtiras ve aşırı isteklerine direnemeyen sabırsız ve zayıf kişiler, bilgi gücünün dinamizminden mahrum bir vaziyette yersiz korku ve gereksiz tutkulardan kendilerini sıyıramazlar; dolayısı ile itidal sınırının dışına çıkarlar, adaletten saparlar, zulme yönelirler. Bu hâlet-i ruhiye içinde olanların diğer bir çok hataları yanında başvurduğu yollardan biri de iftiradır. Buna göre iftira, kişinin, ruhu besleyen manevî kuvvetlerini kaybederek yalan, gıybet, dedikodu vs. gibi ahlaki kusurlara yönelişinden geçer. Yapılan iş hedef edinilen insanları ve toplumları tahrip etme bakımından en basit ifade ile itibar cellatlığıdır.
Cenâb-Hak, Kur'an-Kerim'de, kendisi ve peygamberleri hakkında vuku bulan iftira ve isnatları ne kadar reddederse, ictimai hayatın afetlerinden olan fertler arasındaki iftirayı da o derece yasaklar. Nitekim Kur'an-ı Kerim'e göre, kişinin yanılıp veya suç işleyip de, sonra bunu bir suçsuzun üzerine atmasını iftira olarak nitelendirir ve bunu yapan kişinin apaçık bir günah yüklendiğini belirtir. Kişiyi bilmediği şeyin peşine düşmekten alıkoyar; kulak, göz ve kalbin o şeyden sorumlu olduğunu ifade eder. Keza, Kur'an-Kerim, inanan erkek ve kadınları yapmadıkları bir şeyden ötürü incitenleri müfterilikle vasf eder ve böylelerinin apaçık bir günah yüklenmiş olacakların açıkça bildirir. Kur'an-ı Kerim'in bildirdiğine göre, iftiranın en şiddetlilerinden biri iffetli mü'min kadınlara zina isnat etmektir. Böyleleri dünyada da ahirette de lânete uğramışlardır. Onlara büyük bir azap vardır.
İftiranın kökeninde bilinçaltındaki intikam duygusu yatar. İftiracı kendisini inciteceğini umduğu suçlamaları, özellikleri, ithamları iftira attığı kişiye yakıştırır. Daha doğru bir tabirle yapıştırır (!) “çamur at izi kalsın” mantığıyla karalamaya çalışır. İftira atmak bir insanı incitmenin, onun inandırıcılığını, toplumdaki kredisini ortadan kaldırmanın “en sinsi” ve “en çirkin” yoludur.
Kendini ispatlayamamış, aciz ve zayıf insanlar karakterleri icabı sürekli karalar ve çamur atarlar. Bu kişilerin hedeflerinde kim olursa olsun, kimlik, kişilik, makam, mevkii gözetmeden, nerede bir başarı varsa, nerede güzel bir iş işleniyorsa muhataplarını hedef almak en büyük marifetleridir.
Atılan iftira bir ayna gibi kişinin bilinçaltını da yansıtır. Bastırdığı duygularının, gizlediği suçlarının, günahlarının, hırslarının ve hayallerinin fotoğrafıdır.
İftira atmak kötü alışkanlıktan öte müzmin bir hastalıktır. Çekememezlikten kaynaklanan kötüleme, karalama, küçültme ve kirletme silahıdır. Topluma, kişilere ve ailelere verdiği zarar nedeniyle dinimiz kesin olarak yasaklamıştır. İnsanın iffet ve namusuna dil uzatmak, yedi büyük günahtan sayılmıştır.
‘‘İnananları yapmadıkları bir işten dolayı incitenler şüphesiz iftira etmiş ve büyük bir günah işlemiş olurlar. İftiradan altından kalkılamaz bir hak doğar. Çabuk atılır, çok zor temizlenir. Onun için bilinmeyen, olmadık konularda konuşmak doğru değildir.
Dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da iftira atılmasına sebep olacak şeylerden kaçınılmasıdır. Böyle bir kapıyı aralamak suça ortak olmaktır.
‘‘Ben Allah’ı gördüm. Allah’la konuştum, Allah’tan emir aldım, emir alıyorum. Allah bana şöyle dedi.’’ demek akaid kitaplarında küfre götüren hallerden olduğu bildirilmiştir.
Bir de Allah ve Resûlünü görüyorum, o’nunla her zaman istişare ediyorum, toplantılarımıza Allah Resûlü gelir gibi ifadeler ne maksatla söylenirse söylensin Allah Resûlüne iftira edilmiş olur.
İftirada temel hedeflerden biri de algı oluşturmaktır. İftiracının hayalini kurduğu şeyin önündeki engelleri kaldırmak adına yapmaya çalıştığı yanıltma yöntemidir. Günümüz dünyasında algı denen bu illete maalesef çoğunlukla da, Müslüman halkların muhatap olduğunu görmekteyiz.
Günümüzde sosyal medya aracılığı ile yalan, iftira ve bunların getirdiği mağduriyetler korkunç boyutlara ulaşmıştır. İşin daha korkuncu ise, sosyal medyada yalan bir haberi binlerce kullanıcıyla paylaşan bir kimse, sonrasında belli merkezlerde üretilip kullanıma sokulan haberin dezenformasyon ve uydurma haber olduğu ortaya çıkınca, yalana alet olup masum insanların hakkını nasıl ihlal ettiği üzerinde düşünmeden, hiçbir şey olmamış gibi başka bir gün aynı cürümlere tekrar devam edebiliyor olmasıdır. Aman Allah´ım nasıl bir zihniyet bu, daha çok Yahudi inanç sisteminde karşılaştığımız, yalan ve iftira atmak geleneği, maalesef bu gün Müslüman topluluklara sirayet etmiş durumda.
Teknoloji ürünlerinin hayatımıza girmesiyle beraber, algı operasyonu, geçmiş tarihlere nispeten daha büyük sorunları karşımıza çıkarmıştır. Sosyal medya da paylaşılan yalan bir haberi kaldırtmak, ayları bulan ve pek çok hukuki süreçten geçilmesi gereken meşakkatli bir süreç olduğundan, bu da beraberinde yalan ve iftiraya karşı mağdurları korumasız hale getirmektedir. Böylece toplumda sosyal barış tahrip edilmekte, güven duygusu yok olmakta, özlenen saygıdeğer toplum ideali ortadan kalkmaktadır.
Bir iftira sekiz kişiyi mahveder;
- İftirayı atanı
- İftirayı dinleyeni
- İftiraya engel olmayanı
- İftirayı yayanı
- İftiraya ortak olanı
- Araştırmadan inananı
- Gerçeği bilip sessiz kalanı
- Her halükarda durumdan memnun olanı







Muhterem oruç tutuyorsa elbet bu sözlerin muhatabıdır kiymetli Hocam.. İnşaallah gitmesi gereken yerlere gitmiştir.Gayet güzel bir yazı.. Yararlandık elhamdülillah..
Sn. Hocam çok teşekkür ederiz, bazı iftiralar da para verenin niyetiyle yapılıyor. Adalet aramak için ise hükümler gerekiyor Bunu halen devlet idaresi insanlığın olmazsa olmazı kabul edilen esasları 1-Nefsin (canın) 2-Aklın 3-Dinin 4-Neslin 5-Malın korunması hususunda gelişen sosyal iletişim ortamında gerekli-yeterli tedbirleri alamamış durumdadır.
Günümüzün en büyük hastalığına parmak bastınız. doğruluğuna emin olmadan yayılan birçok haber var. Allah razı olsun hocam.
Yüreğinize sağlık öğretmenim. Allahım gerçek mümin ler olmamızı nasip etsin inşallah
Kalemine sağlık allah razı olsun
Allah razı olsun. Allah hepimizi muhafaza eylesin.
yazılarınızda değindiğiniz konuların güncel hastalıklar olması aydınlatıcı oluyor. yazılarınızı takip ediyor ve beyenerek okuyorum. çok teşekkür ederim.
Hocam kaleminize, yüreğinize sağlık. oruçlarımız, Ramazanımız bizi bu tür pisliklerden kurtamazsa bir anlamı olmuyor demektir.
Günümüzün en büyük hastalıklarından birini çok güzel ifade etmişsiniz. haysiyet katilleri hiç eksik olmamış. günümüzde de çokça var. hayırlı Ramazanlar.
Hocam Allah razı olsun sizlerden. çnemli konularda sayenizde bilgi sahibi oluyoruz.
Hocam çok güzel bir yazı olmus Ramazan ayını ve günceli anlatan, Anlayana çok şey söyleyen bir yazı.. Allah razı olsun Cenabı Hak kaleminize kuvvet versin inşallah
Kalemine sağlık sağlıklı günler,Ramazan’lar dilerim.
Hocam Allah razı olsun İnşallah Cenabı Allahımın razı olduğun şekilde yaşayabilmemizi nasip etsin inşallah
Allah ilminizi artırsın değerli Hocam. ne de güzel anlatmışsınız.
Günümüz Müslümanlarının hiç dikkat etmediği, vebalini kavrayamadığı, sıradanlaşmış çok büyük bir ruhi hastalık İftira. Allah herkesi iftira atmaktan da iftiraya uğramaktan da korusun.
Ramazan ayında, hayatımızın tümüne ışık tutacak çok güzel bir yazı olmuş sn. Hocam. kaleminize sağlık.
Teşekkürler değerli hocam
Teşekkürler değerli hocam
Teşekkürler değerli hocam