Tasavvuf, kalp eğitimidir. Kalp, insanın yönetim merkezidir. Organları yöneten, Amellerin değerini belirleyen de odur. Bu sebeple kalple tutulan oruç, orucun zirvesi sayılmıştır.
Kalp insan için en hayati organdır. Çünkü kalp, bedenin ve diğer organların düzgün ya da bozuk oluşunun kendisine bağlanması sebebiyle stratejik öneme sahiptir. Hatta bundan da önemlisi kalp, Rabbimizin iman için baktığı kaptır, imanın varlığı onun tasdikine bağlıdır, söz ve eylemlerin Allah katında değer bulduğu karargâhtır.
Peygamberimiz (s.a.v.); “Dikkat edin! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki, o iyi/doğru/düzgün olursa bütün vücut iyi/doğru/düzgün olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.” (Buharî, İman, 39)” buyurmuştur.
Rabbimizin, mü’minin söz ve eylemlerini değerlendirirken niyete bakması onun da mahallinin kalp olması kalbin önemini anlatmaya yeter bir husustur. Buna göre iyilik ve kötülüğün, sevap ve günahın ölçüsü ya da sevap veya günahın büyüklüğü veya küçüklüğü kalbin hükmüne göre belirlenmektedir. Kalbin eylemi olan niyet ile çekirdek aynı kökten gelir. Çekirdek hangi özü taşıyorsa bitki ona göre doğar ve Yüce Yaratıcı tarafından programlanmış olan meyvesini verir, meyvesiz ise bitki ona göre yetişir. Kalpte de hangi niyet / çekirdek varsa söz ve eylem de ona göre meyve verir veya vermez. Dolayısıyla Hz. Peygamberin hadis-i şeriflerinde beyan buyurduğu üzere söz ve eylemler, onun ruhu, özü ve dayanağı olan niyetlere göre değer kazanır.
Oruç, İslam Tasavvufunun merkezinde yer tutar. Hz. Peygamber’in ‘oruç bir kalkandır’ hadisinden hareketle sûfiler, orucu nefsin (egonun) zayıflıklarından korunmanın en iyi yolu olarak tarif etmişlerdir. Bayezid-i Bistami, orucun neden bu kadar önemli olduğunu soranlara: “Firavun aç olsaydı, sizin tanrınızım diyemez, Karun aç olsaydı Rabbına isyan edemezdi” demiştir. Oruç, insanı yaratıcısının sıfatlarına yaklaştıran bir ibadettir. Oruçluyken bedenin açlığı, maneviyatın gıdasıdır. Ramazanda sahur için uyanmak da tasavvufta önem verilen seher vakti ibadetlerinin uzantısı gibi görülmüştür.
Efendimiz hadis-i şeriflerinde, kalbi istikamet üzere olmadıkça kulun imanının istikamet bulmayacağını belirtir. Kendisi de istikameti bozuk kalbe sahip olmaktan Allah’a sığınır.
İşte, Orucun, tasavvufta, ‘savmü’l-kalp’ denilen kalp/gönül orucu kavramı, ‘kalbe Hak’tan başkasını koymamak’ anlamını taşır. Ramazan orucunda nasıl bedene dışarıdan yiyecek girmezse, bu manevi oruçta da kalbe Allah sevgisinden başka şey girmemeli; âşık daima maşukunu düşünmeli (tefekkür), daima yaradanı anmalıdır (zikir).
Tasavvuftaki bir diğer önemli ibadet de Ramazanla ilişkilidir: Hz.Peygamber, ilk vahyi Hira Dağı’nda inzivaya çekildiği günlerde almıştır. Nitekim peygamberliği sonrasında da Ramazan ayının son günlerini camide ibadet ve tefekkürle geçirmiş; bu sürede dünyayla ilişkilerini en alt düzeye indirmiş, dünya meselelerini konuşmamıştır. Tasavvuftaki halvet / uzlet gibi uygulamalar, Hz.Peygamber’in “itikaf” adı verilen bu ibadetine dayanır.
Tasavvuf, gönlün tatmin olabileceği en garantili Hak yoludur.
İki genç, caddede yürüyorlarken biri diğerine birdenbire sorar:
Üç gün sonra sana öleceğini bildirselerdi, ne yapardın?
Diğeri de gayr-i ihtiyarî şu cevabı verir:
Gider mutasavvıf olurdum.
Bu cevap, hele modern bir gençten gelince, çok büyük önem ve anlam kazanmaktadır; kısa ama doğrudur. Ölüm bahis konusu olunca iş ciddiye binmekte, işin şakası kalmamakta, gönlü tatmin edecek tam garantili yolun seçilmesi gerekmektedir.
Çünkü İslâm tasavvufu, Peygamber s.a.v.Efendimiz'in hayatını yaşama çabası, Şeriat'ın hayata uygulanma özlemidir; dinî vecîbelerin samimiyetle edası, iman esaslarının sineye sindirilmesidir; İslâm'ın aslı, ruhu ve özüdür; ibadette ihsân makamıdır; lâf değil iş, kàl değil haldir; gaflet, cehalet ve hurâfe değil, ilim-irfan ve âgâhlıktır; çünkü büyük din âlimlerimizin ekseriyeti aynı zamanda bir velî ve tasavvuf lideri idiler. Tasavvuf da, tefsir, hadis, kelâm, akaid ve fıkıh gibi "şer-î" bir ilimdir, Kur'an'dan ve hadisten alınmıştır, "fıkh-ı zâhir"e mukabil fıkh-ı bâtın ve ilm-i ahvâl-ı kalp ve tezkiye-i nefstir.”
Tasavvuf nefsi terbiyedir, sağlam iradedir, güzel ahlâktır, salih ameldir; tembellik, miskinlik ve atıllık değildir; çünkü İslâm âleminde en büyük liderler, aksiyonerler ve mücahitler bu mutasavvıflar içinden çıkmıştır. Emperyalistlerin hâlâ en çok korktukları kişiler mutasavvıflardır.
Ehl-i Sünnet tasavvufu, bazı bâtıl yol ve sapık tarikatlerdeki zındıklık ve safsatalardan uzak ve paktır. Onlar İslâm âleminin ilimden mahrum, halkları islami anlamda cahil bırakılmış, boşlukta, arayış içindeki topluluklarda manevi açlıktan istifade ile oluşturulmuş, planlı, amaçlı, yabancı kültürlerden ve ideolojilerden sokulmuş hain emeller peşinde organizasyonlardır. Papaza kızıp oruç bozmağa, sapıklara bakıp asil tasavvufa kızmağa lüzum yoktur. Zaten zındıklarla, sapıklarla en güzel mücadeleyi gene mutasavvıflar vermiş ve vermektedir.
Sâfî tasavvuf halleri, zühd-ü takva hayatı, ta "Asr-ı saadet’ten beri vardı ve kıyamete kadar da var olacaktır. Çünkü tasavvuf, Allah'ın rızasını kazanma yoludur ve mutasavvıf da, iyi Müslüman, gerçek mü'min, has ve hâlis kul demektir.
Ramazan da, ilim ve irfanla, basiret gözüyle bakılırsa gerçekten bir Tasavvuf ayıdır. Bu ayda ayet ve hadislerin gereği olarak yaptığımız ibadet ve taatlerle, topluca "dervişleşmekte", derûnî sûfiyane bir hayat sürmeğe başlamaktayız. Kur'an-ı kerim ve sünnet-i seniyyede açıkça görüldüğüne göre Ramazan orucunun maksadı ve nihaî hedefi, nefsin terbiyesi, takva ve güzel ahlakın oluşması, insanın putlarından kurtulmasıdır. Dervişin gayesi de tam anlamı ile budur.
Allah ile kulu arasına girebilen ne varsa işte o, insanın putudur. Kalp ile tutulan oruç Allah ile kendisi arasına giren bu putların kalbe girmesini engellemektir. Bunu sağlayabilen mü’min organlarını hak üzere yönetebilir. Sonuçta hem kendisi huzur bulur, hem de Hak ve halk nezdinde itibar görür.
O halde bu dervişlik ve tasavvuf ayımız, Kadir gecemiz ve Bayramımız hakkımızda hayırlı ve mübarek olsun. Allah cümlemize Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bayram, Eşrefoğlu, İbrahim Hakkı, Üftade, Hüdaî... misali ârif ve kâmil kişi olabilme yolunda arzu, irade ve gayret versin ve iki cihan saadetine ermemizi nasib eylesin!







Ramazan yanmaktir oruç tutun sıhhat bulun (hadisin sav ) hem bedenen , hemde ahlaken sihat bulmaktir
RABBİM İBADETLERİMİZİ KABUL ETSİN İNSALLAH.
Anlattıklarınızın tamamına katılmamakla birlikte üslup ve tutarlılık açısından takdir ediyorum. Tasavvufu hiç bu anlamda düşünmemiştim.
Yazılarınızı beğenerek takip ediyor ve istifade ediyorum. Sizden Allah razı olsun. Her yazıdan sonra gelecek yazıyı bekliyorum.
Ne de güzel yazmışsınız an hocam. Tekrar tekrar okudum. Bunlar bize hep farlı anlatıldı. Allah sizden razı olsun.
Üstadım! Çok güzel bir konuyu işlemizsiniz. Hep üstü örtülen, yanlış anlaşılan veya ruhuna aykırı mecralara çekilen bir konuyu. Allah razı olsun.
Üstadım! Çok güzel bir konuyu işlemizsiniz. Hep üstü örtülen, yanlış anlaşılan veya ruhuna aykırı mecralara çekilen bir konuyu. Allah razı olsun.
Ağzınıza yureginize sağlık Hocam.Ellerinizden öperim.Hayirli Ramazanlar
Yüreğinize sağlık hocam.
Her zamanki baştan sona dikkatlice okudum ustadım.. Çok istifade ettik inşaallah.. Allah sağlıklı uzun ömürler versin ki böyle güzel yazıları okuyalım..
Amin hocam allah razı olsun
Hocam Allah razı olsun Çok güzel olmuş gönlünüze sağlık elinize sağlık hocam.
Aminn Aminn inşallah hocam
eyvallah mustafa hocam..
Allah sizden razı olsun kıymetli kardeşim. Konu da, üslup da, içerik de mükemmel.
ALLAH RAZI OLSUN HOCAM BENİM.
Teşekkürler dostum, hayırlı iftarlar.
Çok severek okudum Hocam. İnsanları neden Tasavvuftan uzak tutmak için gayret ediliyor şimdi daha iyi anlaşılıyor. Müslümanı hamur gibi istedikleri şekle sokabiliyorlar. Tasavvuf o hamurun şekillendiği fırın gibi. O gırına gireni başka şekle sokamayacaklarını biliyorlar.
Amin inşaallah. Allah razı olsun
Maşallah barekallah Allah hizmetinizi daim eylesin Selam ve dua ile
Kıymetli hocam her yazınızı bir solukta okurum ama bu yazınızı sindire sindire yavaş yavaş okudum.Ve bir daha okudum Allah razı olsun.
Agzınıza sglık hocam allah razı olsun
AMİN Rabbim hayırlı ömür Hayırlı ölüm nasib eylesin
Yine muhteşemsiniz yüreğinize sağlık öğretmenim
Rabbim kabul etsin inşallah Hocam Hayırlı Ramazanlar
Kaleminize sağlık. Zevkle okuyor, çok şey öğreniyoruz.
Muhteşem bir yazı olmuş değerli Hocam. Çok teşekkür ederim.