Bir gün Hızır (a.s.) hamamda yıkanan bir ihtiyarın yanına yaklaşmış. İhtiyar kendi kendine yıkanmaktaymış. Hızır demiş ki:
Ey ihtiyar! Gençliğinde yaşlılara yardım etseydin şimdi şu gençler de sana yardım ederlerdi.
İhtiyar adam şöyle cevap vermiş:
Ben gençliğimde yaşlılara yardım ederdim ama zamane gençliği şimdilerde yardım etmez olmuş.
Hızır (a.s.) bir taraftan ihtiyar adamın sırtını keselerken bir taraftan da konuşmaya devam etmiş:
Demek ki yaptığın yardımları içinden gelerek yapmamışsın, Allah’ın sevgisini kazanamamışsın, yoksa ettiğin o hayrı neden görmeyeceksin ki?
İhtiyar adam şöyle demiş: Eğer yaptığımı Allah için yapmasaydım, O’nun sevgisini kazanmasaydım, Allah bugün benim sırtımı Hızır’a keseletir miydi?
Hızır (a.s.) duydukları karşısında çok şaşırmış. Allah’ım demiş, bana verdiğin Seni sevenlerin listesinde bu ihtiyarın adı yok, bu nasıl olur?
YÜCE ALLAH ŞÖYLE BUYURMUŞ:
“Ey Hızır! Biz, bizi sevenlerin listesini sana verdik ancak bizim sevdiklerimizin listesi bizim yanımızdadır.”
Sevmek güzeldir, Allah rızası için sevmek çok güzeldir, Allah için sevmek daha güzeldir, Allah tarafından sevilmek ise en güzelidir.
Hak dostuna bir zattan bahisle demişler ki: “O Cenab-ı Hakk'ın her halinden razıdır ancak bir tek derdi var, hep der ki; acaba Allah da benden razı mıdır?” Cevap hikmetlerin en güzeli halinde gelmiş: “Razı olmayışından da razı olmadan olmaz”!
Hakikat ehli Allah’dan gelenin ne olduğuna bakmaz. O’nun gönderdiği her şey onlar için kıymetlidir. Zira gönderen O’dur. Gelen nimet de olsa, musibet de olsa gönderenin kendileri ile ilgilendiği anlamına gelir. Korkuları Allah’ın ilgisinden uzak olmaktır.
Allah rızası için sevmek bahsinde işin seven ve sevilene bakan iki yönü vardır: Sevenin niyeti ve sevilenin ahlâkı. Allah, sevdiği sıfatlarla hallenmiş kimseleri insanlara sevdirir. “Allah'ı seveni, Allah'a itaat edeni Allah da sever, kullarına da sevdirir.
Ebû Hureyre (r.a)den rivayetle; Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
"Allah Teâlâ bir kulunu sevdiği vakit, Cebrâil aleyhi's-selâm'a, "Allah filanı seviyor, onu sen de sev" diye emreder. Cebrâil de onu sever ve gök ehline, "Allah filanı seviyor siz de onu seviniz" diye seslenir. Bunun üzerine göktekiler o kimseyi severler. Sonra da yeryüzünde onun sevgisi kalplerde yerleşir."
Burada Kul ifadesine dikkat edilmelidir. Bir insanı sevdi mi denilmiyor; bir kulunu sevdi mi deniliyor, insanlara emreder değil; kullarına emreder. Sevilmek her insana değil kula nasip demek ki, hal böyle olunca sevileni sevmek de her insana değil kullara nasip oluyor. “Kul olabilenler seviliyor, sevdiriliyor, sevmeden kul olunamıyor”
Evliyayı nefsi için seven de vardır, eşkıyayı Allah için seven de. Nefsi için evliyayı seven kendisini kurtarma derdindedir ki bu tavsiye edilir. Eşkıyayı günahından kurtarmak için sevenin gayesi Allah rızasıdır ki, sahibini Allah’ın sevgisine götüren en kısa yol ve yöndür.
Allah rızası için sevilmek güzelliklerin en güzelidir. Allah rızası için sevilenlerden olmaya sevk eden bir nasihat da nasihatlerin en güzelidir.
Kalbimizi tam da işte bu mesele ile meşgul edebilmeliyiz. İnsanların nasiplileri Allah rızası için sevmenin derdindedirler. Allah rızası için sevilenlerden olmayı arzu etmek ise çok daha farklı bir meziyettir. Bu meziyetin sahipleri genellikle sustukları için varlıklarından haberdar değiliz çoğu zaman. Oysa Müslüman’ın en az Allah rızası için sevmek kadar Allah rızası için sevilenlerden olabilmek gibi bir gaye ve derdi olmalıdır..”
Sevmede Allah rızasını dert ederken sevilmede bunun dışında kalan sebeplerle iktifa etmek kulluğun şanına yakışmaz!
Dert bu olmalı, fakat bende Allah rızası için sevilecek bir hâl ve ahlâk yoksa en yakınım bile olsalar bütün bu insanlar beni nasıl Allah rızası için sevebilirler ki? Allah'a isyan içindeysem, günah bataklığındaysam, vazifelerimi ihmal ediyor, yasaklananlardan kaçınamıyorsam, emr olunduğum gibi dosdoğru olamamışsam, kimden beni nasıl ve hangi cüretle Allah rızası için sevmesini isteyebilirim ki? O zaman bu iddiayı ispat için bana düşen mutlak bir vazife var: Allah'ın sevdiği hallerle hallenmek, sevmediklerinden uzak durmak. Allah beni sevmeli ki kul olabileyim, kul olmalıyım ki kullarına beni sevdirsin. İnsan hakiki manada kul olursa, onu seven insanların da kulluğa bir adım daha yaklaşmalarına bu haliyle vesile olur. Anne babaya bundan daha büyük hediye, evlada bundan daha güzel miras, eşe dosta bundan kıymetli ikram, ümmet-i Muhammed'e bundan ziyade hizmet olur mu?
Şunu söyleyelim ki, Allah'ı seven, O'nun Peygamberini de, Allah'ın sevdiklerini de sever.
Ebû Hureyre (r.a.)'nin rivayet ettiği bir hadisi şerifte Peygamberimiz:
"Allah Telâlâ kıyamet gününde: Benim için sevişenler nerededir? Onları gölgemden başka gölge bulunmayan bir günde Arşımın gölgesinde gölgelendireceğim" buyurur.
Davut aleyhi's-selâm'ın duasından birisi şöyle idi: "Allah'ım, senden senin sevgini ve seni sevmeyi ve senin sevgine beni ulaştıracak amelleri dilerim. Allah'ım, senin sevgini bana nefsimden çoluk çocuğumdan ve sevdiğim her şeyden daha sevgili kıl"
“Üç özellik vardır ki bunlar kimde bulunursa o kimse imanın tadına varmıştır: Allah ve Resûlü’nü her şeyden fazla sevmek. Sevdiğini yalnızca Allah için sevmek. Allah, kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek.”(Buhari-İman 9)
Rabbimizden niyazımız şudur ki: “Ey Vedûd olan Allah’ımız! Bize seni sevmeyi, senin sevdiklerini sevmeyi, kullarından en sevilene tabi olup O’nun gibi yaşamayı nasip et. Bizi, Senin sevginden, Habîbi’nin sevgisinden mahrum bırakma.
Ve bizi sevdiklerinin zümresine dâhil eyle!”







Hocam, bu yazılarınızı bir kitap olarak düzenleseniz. Çok güzel bilgiler ve bakış açıları içeriyor.
Kaleminize, ilminize, yüreğinize sağlık kardeşim. güzel bir hedefe yöneltmişsin bizleri. inşallah layık oluruz. hayırlı Ramazanlar.
Mevlam razı olsun kıymetli hocam
Allahım rızasını kazanan kullarından eylesin öğretmenim. Her iki cihanda da mükafatını gören kullarından eylesin inşallah. Yüreğinize sağlık
Allah razı olsun öğretmenim
Allah razı olsun hocam...
Allah razı olsun Rabbim kalemine kuvvet versin selamlar
Sizleri tebrik ediyor ve dua ediyorum. lüzümlu bilgileri gündemimize taşıyor, istifade etmemize vesile oluyorsunuz.
Amin...Rabbim bizi su üç nimetten ayırmasın:"sağlık,iman ve aşk"
Kaleminize sağlık değerli hocam. değindiğiniz konular müslüman bakış açısı olarak hep ihtiyacımız olan konular. size teşekkür ederim.
Allah Razı olsun Mustafa Hocam. Hayırlı Ramazanlar dilerim.
Allah razı olsun hocam
Allah uzun ömür versin inşallah hocam hayırlı ramazanlar dilerim
Allah sevdikleri ile beraber etsin bizleri.
Gene güzel ve hayata ışık tutan bir yazı. Düşünce ve davranış ufkumu değiştirdi. çok teşekkür ederim.
Harika bir yazı. Kaleminize sağlık değerli Hocam. ben bu yazıdan çok şey öğrendim. Allah sizden razı olsun.
Allah razi olsun.Hocam Selamlar.
Amin Allah razı olsun cümlemize inşallah
AMİİN AMİİN Hocam Rabbim bizi sevdiği kullarından EYLESİN Amiin inşaallah Hayırlı Ramazanlar Hocam
Biz Rabbimden razıyız. O da bizden razı olur inşallah.
Amin Amin Amin.Rabbim razı olsun kıymetli abim müstefid oluyoruz elhamdulillah
Hocam yazılarınızdan çok istifade ediyoruz. Rabbim sizden razı olsun.