SORMAMIZ LAZIM KENDİMİZE, "BEN NE KADAR MÜSLÜMANIM"?...
Mustafa ÇELENLİ

Mustafa ÇELENLİ

SORMAMIZ LAZIM KENDİMİZE, "BEN NE KADAR MÜSLÜMANIM"? DİYE!

10 Kasım 2020 - 10:53

Kelime-i şehadet, Müslüman’ın İslam’a giriş kapısının anahtarıdır. Bu anahtarla girilen İslam binasında Müslüman, öncelikle İslam'ın insan hayatına getirdiği çerçeveyi iyi öğrenecek, Sonra da öğrendiklerini tek tek hayatına taşıyarak bir kimlik oluşturacaktır.

Müslüman, Zihniyet dünyasını, kalbi hassasiyetlerini, kendisine, çevresine, insanlara ve diğer mahlukata karşı düşünce ve davranışlarını İslam’ın hassasiyetlerine göre biçimlendirmek durumundadır.

"Ta'zim li emrillah. Şefkat li halkillah..."  (Allah’ın emirlerine itaat, yarattıklarına şefkat) düsturu Müslüman’ın hayat felsefesidir.

Yere göğe, suya toprağa, canlıya cansıza kadar uzanan bir sorumluluk duygusu taşır Müslüman. İslam "Eşhedü..." diye bağlılık arz eden herkesin önüne bütün bunları kapsayan bir hayat çerçevesi koyar.

Müslüman’ın kişiliği İslam'la ne kadar örtüşür, ayniyet kazanırsa, Müslümanlık kalitesi de o ölçüde sıhhatli olur. İslam ile Müslümanlık anlayışımız ve yaşayışımız arasında ne kadar fark meydana gelirse, İslam açısından o kadar problemli bir kişiliğimiz oluşmuş demektir.  

Allah Resulü, imanın 70 küsur şube olduğunu, bunların da "Lâilâhe" diyerek tevhid bilincine ulaşmaktan başlayıp, insanlara eziyet veren şeyi yoldan kaldırmaya kadar uzanan bir sosyal sorumluluk ihtiva ettiğini ifade eder.

Bu durumda İslam, insan olarak aklınıza ne gelirse hepsi için bir ilahi ölçü demektir. Müslüman olmak da, bu ölçüleri özümseyerek bir şahsiyet oluşturmak anlamına gelir.                     İslam, kişiliğimize ne kadar kendi bütünlüğü içinde yansıyorsa, o kadar "tam Müslüman", bu bütünlükten ne kadar uzaklaşıyor, parçalanıyor, dağılıyorsak, o kadar "Kişiliği parçalanmış Müslüman" haline gelmiş oluyoruz.

Her Müslüman’ın kendi yaşantısındaki İslam’ın yüzdelik oranını sorgulaması, bu konuda ayar sorunu varsa yükseltmeye çalışması kendi elindedir ve ideali olmalıdır.

Kişiliğinde İslam oranı yüzde beş olanla, yüzde 95 olan arasındaki fark elbette önemlidir.

Şehadet kelimesini çekip, orada kalanla, İslam içinde bir derinleşme yaşayan aynı değildir.

Hatta şehadet kelimesini bile babasından miras olarak alanla, hayatının her safhasında imanı, ibadeti ve muamelatı özümseyenin aynı olması mümkün müdür?

Kişinin sürekli kendi kendisine "Ben ne kadar Müslümanım?" diye sorması ve eksiklerini sorgulaması gerekir. Rabbimle ilişkim ne kadar sağlıklı, Kur'an'la hukukum beni onun dünyasına götürüyor mu, Peygambere imanım onu örnek alma gayretine dönüşüyor mu, ahiret inancım dünya hayatıma ne kadar yansıyor, namazım ne kadar namaz, orucum ne kadar oruç?" sorgulamaları nefis muhasebesi açısından büyük önem taşır.

Müslümanlığı gündeminden çıkmış bir insan... İslam'la ilişkileri gündeminin hiç bakmadığı sıralarına itilmiş bir insan... Günlük hayatında, kendisine hayatı bahşeden Kudret'i hiç hatırlamayan bir insan... Hiç ölmeyecekmiş gibi sorumsuzca yaşayan bir insan... "Müslümanlığım ne kadar?" gibi bir sorunun yüreğinde hiç bir kıpırtı oluşturamadığı bir insan... İslam'la ilişkileri alabildiğine kağşamış bir insan... Müslümanlık kumaşının üzerindeki güve yeniklerinden habersiz bir insan... İslam'ı hayatının en dar alanlarına sıkıştırmış bir insan... İslam'ın hayat için anlamı üzerinde hiç düşünmemiş bir insan...

Böyle bir insanın İslam'la ilişkisi problemli bir ilişki değil midir? Bu ilişki hesap günü Rabbin huzurunda nasıl sunulabilir ve savunulabilir?

Huzura, yani geri dönülmez sınıra varmadan önce bir hayat muhasebesi yapmalıdır insan.

Ben ne kadar Müslümanım?

Günler, geceler, mevsimler, Recepler, Şabanlar, Ramazanlar hep bu soruyu sorması ve  eksiklerini tamamlama derdine düşmesi için veriliyor insana?

Son uykudan önce uyansın, gözlerini yummadan önce gözünü açsın diye…

 

YORUMLAR

  • 15 Yorum
  • Metin Yalçın
    11 ay önce
    \"Ben ne kadar Müslümanım?\"sorusunun günlük hayatta karşılığı\"Ben ne kadar insanım?\"sorusudur.İnsana, canlıya, çevreye olan tavrımız bu soruların tam da karşılığıdır.
  • Selami Çakır
    11 ay önce
    Hocam imanımızı ve müslümanlığımızı en üst noktada tutma gayreti içinde olmamızı Cenabı Allah tan niyaz edelim inşallah
  • Ali Rıza Ulusoy
    11 ay önce
    Allah razı olsun. Hocam
  • Şerafettin Yılmaz
    11 ay önce
    Çok profesyonel bir tebliğ olmuş hocam. ben çok istifade ettim Allah razı olsun.
  • Şenol Turan
    11 ay önce
    Allah razı olsun hocam. Her müslüman kendini çek etmelidir. Sagolun yüreğinize sağlık. Allah\'a emanet olun.
  • Veli Aydın
    11 ay önce
    Allah razı olsun
  • Mustafa Çelenlioğlu
    11 ay önce
    Çok zor bir soru hocam, samimiyetle cevap verilmesi gereken... Dualarınıza da amin diyorum canı gönülden. Elinize, yüreğinize sağlık...
  • Hayati Doğan
    11 ay önce
    Yazı çok güzel olmuş hocam. çok ince mevzuları çok incelikle işlemişsiniz. size tebrik ve size teşekkür ederim.
  • Abdullah İslam
    11 ay önce
    Haklısınız hocam.
  • Ahmet Maranki
    11 ay önce
    Hakikaten buradan başlamak lazım tebrikler
  • Hanım Tiftik
    11 ay önce
    Allahım gerçekten müslüman olmamızı ve müslüman olarak bu dünyadan göçmemizi nasip etsin etsin öğretmenim
  • Zeki Çelik
    11 ay önce
    Rabbim müslüman olmamızı nasip eylesin
  • İsmail Kökcü
    11 ay önce
    Allah razı olsun hocam. Rabbimin razı olduğu kullarından olabilme dua ve umuduyla...
  • Lütfi Kaynar
    11 ay önce
    Kaleminize, kelamınıza sağlık hocam. Çok önemli ve aydınlatıcı bir yazı olmuş.
  • Ayhan Uzun
    11 ay önce
    Alah razı olsun. Müslümanlık yüzdemizi arttırmak, Allah dostlarının hürmetine cümlemize nasib olsun inşaAllah.

Son Yazılar