Çocuklar; hayatımızın rengi, süsü, lezzeti; ama en bencil, en despot küçük insanlarıdır aynı zamanda.
Dünya'nın kendi etraflarında döndüğünü ve her şeyin, herkesin kendilerine hizmet etmesi gerektiğini düşünürler. Tek dertleri, ne istiyorlarsa anında olmasıdır. İstedikleri olmazsa sizden kötüsü yoktur. İçinde bulunduğunuz durum, cebinizde para olup olmaması, onları zerre kadar ilgilendirmez.
''Oynayalım'' derse oynayacaksınız, canı ''çikolata'' çekmişse alacaksınız. Onların bu tavrına kızmaya hakkımız yok. Kendilerince haklılar; çünkü onların yorumlama yeteneği henüz gelişmemiştir.
Halil isimli bir torunum var, pek sevimli, bir o kadar da akıllı. Ordu'da yaşıyorlar. Hasret dayanılmaz hâle geldiğinde 3-5 ayda bir yolculuğa çıkıyorum oralara doğru. Hep evde olduğu için sürekli oynamak istiyor. Dede olarak bu yaşta ona ayak uydurmam imkânsız; bitmez tükenmez bir enerjisi var her çocuk gibi. Saatlerce oynayıp biraz dinlenmek istediğimde benden kötüsü olmuyor. Onun için gösterdiğim fedâkârlıkları bir anda silip sırtını dönüveriyor. Ona kendimi acındırmak için yüzümü kapatıp "ağlarım bak" diye numara yapmam bile umurunda olmuyor, gayet rahat, umursamaz bir tavırla "Ağla" diyebiliyor. Oyuna dönmekte biraz gecikirsem "Seni sevmiyorum, artık evine git." diye kapıyı gösterebiliyor.
Büyüdükçe hayatın gerçeklerinin bir ''oyun" ya da "çikolata" dan daha önemli olduğunu anlayacak biliyorum.
Bazı çocuklar ise hiç büyüyemez. Yaşları büyümüştür; ama duygular, tavırlar, analiz kaabiliyetleri aynı kalmıştır. Hayatlarında sadece küçük bir değişiklik olmuş; "oyunun, çikolata" nın yerini, "soğan/patates" veya "sıvı yağ" almıştır.
Dünya konjönktürü gereği ya da kuraklık, dolu, sel gibi tabii afetler veya salgın gibi durumlarda bazı gıda maddelerinin fiyatı (geçici olarak) gereğinden çok artarsa iktidarın (içerden ve dışardan birçok engellemelere rağmen) sen ve ailen rahat, huzurlu yaşasın diye yaptığı modern hastanelerin, duble yolların, barajların, köprülerin, İha-Sihaların vs hiçbir değeri yoktur onlar için. Son 18 yılda edindikleri ev(ler)in, otomobil(ler)in ve bankadaki şişkin hesapların da kimin sayesinde edindiklerinin de...
Gönül(!)verdikleri Parti'ye sırtını dönmekle yetinmeyip giderayak "Seçim gelsin de..." diyerek parmak sallamaktan da geri durmazlar.
Bundan sonra ülkeyi "teröristlerle, sapıklarla, emperyalistlerle" kol kola olanlar da yönetse umurlarında olmaz.
Sen;
Ülkeyi, düşmana teslim etmek için devletin her hücresine sızmış FETÖ'yü yok et,
40 bin insanımızı şehit eden emperyalizmin maşası PKK'yı bölgeden temizle,
Sadece ayaklarını denize sokmak mecburiyetinde kalma, Akdeniz'in güzelliklerinden, zenginliklerinden faydalan diye Mavi Vatan ilan et,
Sevdiklerinle huzur ve güvenle yaşa diye Savunma Sanayini zirveye taşı,
Başkalarına el açma, ucuza ısın diye Doğal gazı bul, çıkar,
Atan Fatih Sultan Mehmet'in üzerindeki lânetini kaldırmak için Ayasofya'yı aç,
Azeri kardeşlerinin toprağı Karabağ'ı Ermenilerden geri al,
Önceleri CİA'nın şubesi gibi çalışan MİT'i millileştir, etkinleştir, Dünya'nın öbür ucundan Fetöcüleri paket yapıp getirsin; PKK'lıları tek tek tespit edip SİHA'lara yok ettir.....
AMMA VELÂKİN,
"Bu yolda seni asla yalnız bırakmayacağız." diyen yoldaşların da 5 lt yağ tenekesi için sana parmak sallasın...
Sözlerimizi İsmet Özel üstadla nihâyetlendirelim:
"İkna edilmişlerle yola çıkılmaz.
Yola, inanmışlarla çıkılır.
İkna edilenler, yola çıktığında ikna edilirler."







Teşekkürler Üstadım. 1970'li yıllarda yağ yok. Gıda kıtlığı var. Köye bir traktör ile yağ getirirler satmak için. O yoklukta alan iki üç alabildiğine alır. Satan tüccar yalvarır. Ne olur birden fazla almayın. Herkese yetsin diye. Babaannem rahmetlik bir teneke alır. Hakkaniyet olsun diye. Yemek yapılacağı zaman tenekeden yağı tavaya döker babaannem. Tava birden cozzz eder. Meğer sahtekar 20 litrelik tenekenin altına suyu doldurmuş, üstüne de üç santim yağ ya var ya yok. Meğer Allahını seven bir den fazla almasın demesinin nedeni de herkes eşit dolandırılsın diyeymiş. Şimdi yağda var her şey de. Yok yok. Biraz pahallı. İnş. buna da çözüm bulunacak.
Eyvallah kıymetli hocam..Bizim kuşak daha iyi anlıyor nerden geldiklerini ve iktidarı takdir ediyor..Pahalılık var mı?Evet var..Ama Gezi'den önce enflasyon %4.5 idi..Gezi,Fetö Darbesi ve arkasındann gelen ABD ambargosu vs ile denge bozuldu.Tam atlattık derken salgın tüm dünyayı olduğu gibi bizi de etkiledi..Yoksa enflasyon,cari açık gibi konularda çok farklı şeyler konuşuyor olacaktık şimdi.Enflasyonu %4.5' indiren de bu iktidardı,yine indirecek de bu iktidar..Sabırlı olmak gerekir,biraz da insaflı..
Bu tip insanlar hayatın her alanında var üstadım. Bazı insanların ruhuna işlemiş nankörlük.
İnsan dünya nimetlerini ön planda tutarsa hiçbir zaman büyüyemez. Büyüdüğünü anlıyamadan bu dünyadan göçüp gider. Allah milletimizi ıslah etsin. Ben likten kurtarsın inşallah.
Amin...
Metin Bey yağ meselesine değinmek istiyorum. Yıl 1979 iktidarda Ecevit var.Yağ bulamıyoruz. Kuyrukların olduğu yıllar. Bir tanıdık vasıtası ile Gerede'nin Haşat Köyüne gittim. Bir esnaf vardı. Dükkanına vardık. Dükkanın ortasındaki kapağı kaldırdı.Merdiven ile aşağı indi. Oradan bana 18 kilogramlık bir teneke yağ verdi. Tanıdığı olmayanlar kıvranıyordu. Ecevit iktidardan gitti. Demirel geldi.Salı günü geldi ise Çarşamba günü Türkiye yağa ile doldu. Ben Ecevitçi değilim. Birileri Ecevit'i boğmak istemişlerdi. Nitekim yağ ile başardılar...Bizlerde ticari ahlak yok. Camide aynı safta secdeye başımızı koyduğumuz esnaf arkadaş bana 4 TL maske sattı.Allah sonumuzu hayır etsin.
Önce özelde esnaf,genelde insan ahlaklı olmalı kıymetli Hocam..Her şeyi kanunla,polis gücüyle hakkedemeyiz.. Ecevit,o zaman "hükümet kurup, istifa ettiren"TÜSİAD'a karşı çıktığı için onu istifaya zorlamak adına bütün gıda maddelerini piyasadan çekmişlerdi bildiğiniz gibi..
Kalemine, yüreğine sağlık üstad. Gene günceli 12 den vurmuşsun
Eyvallah üstadım.. Selam ve muhabbetlerimle
Maalesef hayat bu deyip gecemiyorum.
Biz de ustadım.. Selâm ve muhabbetlerimle
"İnsanı açlık değil, alıştığı tokluk öldürür." (İbni Haldun) Çoğu zaman, karnımız yerine gözümüz doymadığı için hep daha fazlasını isteriz. Allah ıslah etsin. Bu arada bahse konu fahiş fiyatlar , tabi afet, küresel ısınma, pandemi ve tedarik zincirinin aksamasının dışındaki fırsatçılar ve fitneciler yüzünden oluştuysa ; onu da tesbit edip ortaya çıkarmak gerekiyor. Vesselam.
Aynen katılıyorum İsmail Hocam,dava sahibi olmak,basit bir mesele değil.Azıcık sert esen her rüzgârdan sonra egilip büküleceksek "davam var"diye ortalıkta dolaşmayacaksın.. Bununla birlikte fırsat düşkünü ahlaksızlara da fırsat vermeyeceksin, halkı ezdirmeyeceksin..Bu da yetkililerin görevi..