REKTÖR ve STK'LARIN YEREL MEDYA İLE İMTİHANI
Geçtiğimiz 16 Nisan günü Karabük Üniversitesi rektörü ve rektör yardımcısının nazik davetlerine icabet etmek için 3 arkadaş Üniversitemizin yolunu tuttuk.
Önce Rektör Yardımcısı Sayın Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş Beyi ziyaret ettik. Üniversitemiz hakkındaki güzel bir sohbetten sonra KBÜ Rektörü Sayın Prof. Dr. Fatih Kırışık Hocamızın makamına geçtik. Sağolsunlar her iki hocamız da bizleri çok güzel karşıladı. Samimiyet, güler yüz ve sıcakkanlı yaklaşımlar, rutin bir ziyaret havasından ziyade, bir dost muhabbeti hissi yaşattı bizlere.
Rektör Bey'in ikrâm sorusuna "Çay" karşılığını verirken içimizde bir korku da yok değildi. Malûm son zamanlarda moda, plastikimsi bardaklarda ikram etmek. Her ne kadar "hijyen" kılıfı giydirilse de kolaycılıktan başka bir sebebi yok bence. Neyseki korktuğumuz başımıza gelmedi. "Çay, cam bardaktan içilir." kuralına uygun geldi çaylar.
Rektör Bey, üniversitenin yaptığı farklı etkinliklerden bahsetti. Karabük'ün trafik problemi, doğum oranlarının Türkiye ortalamasının oldukça altında olmasının Karabük'ün geleceği anlamında içerdiği tehlikelerle ilgili yapılan geniş katılımlı ekiplerle yapılan çalışmalar, daha önce pek duymadığımız sayıda gerek Türkiye çapında gerekse Dünya ölçeğinde elde edilen ödüller, akademik başarılar vs vs
Fatih Hocamızın Karabük Üniversitesi'nin yoğun faaliyetleri ve gittikçe artan başarılarından, bu başarıları elde etmek için var gücüyle çalışan fedakar ve üretken kadrolarından bahsederken gurur duyduğunu hissetmemek mümkün değildi. Bu, onun hem üniversitesini hem de Karabük'ü benimsediğinin en güzel işaretiydi. Demek ki kendini misafir gibi değil, ev sahibi gibi görüyordu. Bu da şehrimiz için çok büyük bir kazanç olmalı.
Faaliyetlerin içinde beni en çok etkileyen ise "Kampüste Ramazan Etkinlikleri" oldu. Bunun Türkiye'de bulunan üniversiteler içinde ilk olduğunu söyledi rektör Bey. Bir ay boyunca süren ve içeriğinde "söyleşiler, konferanslar, sinema gösterileri, tiyatrolar, iftar programları" olan, çok farklı ve bir o kadar da güzel bir faaliyet. Öğrenciler ve özellikle de Dünyanın çeşitli ülkelerinden şehrimize okumaya gelen misafir öğrenciler çok memnun kalmışlar. "Ramazan ayında kendimizi evimizde gibi hissettik" demişler.
İşin başka bir güzel yönü ise bu etkinliklere Karabük'te bulunan STK'ların da dahil edilmesi. Şehir-üniversite kaynaşmasının bundan daha güzel bir tarifi olabilir mi?
Rektör Bey'in anlattıklarını büyük bir keyifle dinlerken "Hocam siz keyifle anlatıyorsunuz; ama dine ait güzelliklerden, dindarlardan ve dolayısıyla sizden pek hazzetmeyenlere de fırsat vermiş oldunuz. Etrafımız, "bizim mahallenin uşağı" diye bildiğimiz; ama "Allah ne der? "kaygısından ziyade " malum birileri ne der" telaşıyla kararlar alan(ya da alamayan), birazcık da olsa şimşekleri üzerine çekme ihtimali olan netameli meseleler gündeme gelmişse, koltuklarını korumak uğruna "dar alanda kısa paslaşmalar"la durumu idare eden bürokratlarla dolu, ateşi avuçlamaya ne gerek vardı şimdi, Allah yardımcınız olsun. "düşünceleri, art arda geçiverdi aklımdan.
Ertesi gün STK'larla yapılacak toplantıda buluşmak üzere ayrıldık.
"Kampüste Ramazan Etkinlikleri" ne yaptıkları katkılardan dolayı STK'lara "teşekkür" niteliğinde olan toplantı da çok samimi bir ortamda geçti. STK Temsilcilerine teşekkür belgeleri takdim edildi, çay eşliğinde sohbetler edildi ve dağıldık.
"Aradan 8-10 gün kadar geçti. Akşamüstü evimde dinlenirken bir dosttan "Sizin için neler yazılmış bir bak" minvalinde mesaj geldi. "Allâh Allah kim yazmış, ne yazmış bir bakayım."dedim; ama link bir türlü açılmıyor.
Meğer, sosyal medya sayfasında paylaştığı yazısına "Karabük Üniversitesi'nin kapıları bölgenin tek uydudan yayın yapan TV'sine kapalı olduğu için haberimiz olmadı, üniversitenin içinden birileri haberdar etti."diye sitem ederek başlayanlar, bizi de engellemiş.
Rektör Bey, bize ambargo uyguluyor" diye şikayet edenler, bize de ambargo uygulamış; haberimiz olmamış.
Sebebini bilmiyorum; ama bildiğim bir şey varsa haber alma özgürlüğünü savunması gereken saygın bir medya mensubunun, başkalarının haber alma özgürlüğünü kısıtlamasının ne yaman bir çelişki olduğudur.
"Efendim sosyal medya sayfası kişiye özeldir." diye itirazlar gelebilir; amma velâkin o sayfa, kalabalık takipçili bir medya sakinine aitse ve bir yayın organının bülteni gibi kullanılıyor, kurumlarla, şahıslarla ilgili yorumlar yapılıyorsa bu itiraz geçersizdir, mesele "özel" olmaktan çıkmıştır.
Neyse bu engeli, aile fertlerinden birinin sosyal medyasını kullanarak aşabildik.
Yazıya şöyle bir göz attık. Meğer, dünyalık hiçbir menfaat gözetmeksizin ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin her türlü derdiyle ilgilenen, bunu yaparken de zamanından, cebinden, sağlığından, ailesinden fedakarlıklar ederek bir şeyler yapmaya gayret eden insanlar(STK), şahsi meselelere "meze" edilivermiş.
Bir ay boyunca "söyleşiler, konferanslar, sinema gösterileri, tiyatrolar, iftar programları" ile dolu dolu olan"Kampüste Ramazan Etkinlikleri" meğer sadece "Tiyatro ve Hacivat-Karagöz" gösterilerinden ibaretmiş.
Rektör, 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramını gereği gibi kutlamamış; üstelik STK'larla yapılan toplantıyı kasıtlı olarak 23 Nisan'a denk getirmiş ve bu bir FETÖ taktiğiymiş vs vs.
Birincisi; Rektör Bey, Bayramın milletimiz ve çocuklarımız için ne anlama geldiğini ifade ederek, "Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, millî mücadelenin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle anıyor; çocukların neşesiyle aydınlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum.” sözleriyle biten gayet güzel bir mesaj yayınlamış.
Anlaşılan bu, yeterli bulunmamış olmalı; ama orası bir üniversite, anaokulu veya ilkokul değil ki.. Ne yapsın Rektör Bey, birilerine şirin görünmek adına, öğretim görevlilerini de peşine takarak, ellerinde kısa çubuklu bayraklarla kampüs içinde yürüyüş mü yapsın?
İkincisi STK'larla yapılan toplantının özellikle 23 Nisan gününe denk getirildiği iddiası.
Bu iddia kesinlikle doğru değil; çünkü toplantı 17 Nisan'da idi.
Günümüzde "sevmediğiniz" bir kişiyi sindirmenin en geçerli iki yolu ne derseniz onu ATATÜRK DÜŞMANI ve FETÖCÜLÜK'le suçlamak derim. Gazeteci kardeşimiz tam da bu taktiği uygulamış. Fatih Bey'i, 23 Nisan'ı gereği gibi kutlamadı diye Atatürk düşmanı; aynı zamanda toplantıyı 23 Nisan'a denk getirmenin FETÖ taktiği olduğunu hatırlatarak da FETÖCÜ olmakla itham etmiş. Yani aklınca bir taşla iki kuş vurmuş. Kendince doğru davranmış olabilir; ama kavganın bile kendi içinde bir ahlâkı vardır. Atatürk'ün ve FETÖ'nün arkasına saklanarak oradan " husumetline" kurşun yağdırmak bel altı vurmaktır ve bu davranışın haklı bir izahı olamaz, olmamalı.
SÖZÜN ÖZÜ;
Son yıllarda "Afrikalı öğrenciler" üzerinden yıpratılan, asayiş ve sağlık kurumlarının iddiaların aksi açıklamalarına rağmen üzerinde tepinilen, imajı, haksız ithamlarla sürekli erozyona uğratılan bir üniversitenin başarılı olması mümkün mü?
Ayrım yapmaksızın tüm siyasiler ve parti teşkilatları, şahsi meselelere "meze" yapılan STK'lar, yerel medyamızın saygıdeğer mensupları olarak Karabükümüzün iki marka değerinden biri olan Karabük Üniversitesi'nin (Rektör Beyi öne sürerek) itibarını zedelemeye dönük haksız ithamlara daha ne kadar sessiz kalacağız?
Rektör Bey, ilelebet o koltukta oturmayacak, bugün var, yarın yok; kalıcı olan üniversitedir. Üniversite de tüm Karabüklülerindir. Öyleyse KBÜ'nün itibarını korumak, sadece Fatih Bey'e mi düşmeli?
Karabük Üniversitesi, Rektör Bey'in özel mülkü(!) de bizim mi haberimiz yok!





Herkesin yerel medyası, şehrinin imajını kötüleyen münferit olayları gizler bizimkiler davul-zurna çalarak duyuruyor cümle aleme..bu kadarda olmaz
Karabük'ün adını karalayan bir medya Karabük medyası mıdır? Cevap:Değildir. Konu bu kadar basit.
Çok haklısınız. Lafta yerel medya (!) ama karabükü karabük yapan en önemli unsurlardan biri olan üniversiteyi kötüleme peşindeler. asılsız haberlere kanacak değiliz. halk olarak her zaman üniversitemizin arkasında duracağız.
Halkından esnafına kadar bu şehre katkı sağlamaktan başka neyi olmuş üniversitenin? azıcık kıymet bilsinler. ben karabük halkından biri olarak üniversitenin çalışmalarını ayakta alkışlıyorum....
Sonunda doğruları söyleyen bir haber. resmen karalama kampanyasına malzeme ettiler üniversiteyi. işini iyi yapanı kötülemek isteyenler elbet olacaktır ama KBÜ nin kaltesinden bir şey eksiltmez!
Kaç yıldır burada öğrenciyim üniversite her gün daha da geliştiriyor kendini. Hem bilimsel hem sosyal anlamda devamlı üreten bir kurum. var olsun..
Daha yeni Tubitak'tan Türkiye genelinde bilimsel çalışmalarda KBÜ 2. lik aldı. Böyle bir bilim yuvası üniversiteyi ancak tebrik etmek düşer, kötülemek değil.
İt ürür kervan yürür demişler. bırakın yalan yanlış haber yapmaya devam etsinler. Üniversitemiz her gün gelişmeye devam edecektir.
Helal olsun Fatih Kırışık'a. Karalama kampanyalarına rağmen dik duruşu takdir edilmeli.
Ramazan boyunca yapılan etkinlikler çok güzeldi. Keşke her üniversite bu şekilde sosyal bir üniversite olsa. Rektör hocanın kıymeti bilinmeli.
6 senedir bu üniversitede öğrenciyim. KBÜ nin yıllar içinden gelişimine bizzat şahidim. Üniversitemiz en parlak dönemini yaşarken bunu kötülemek değil desteklemek düşer. taraflı haberlere itibar etmeyin
Bu şehrin büyümesine ve gelişmesine en büyük etken üniversitedir. Küçük bir sehir olarak adlandırılan Karabükümüze bu kadar katkı sağlayan bir kurumu neden karalamaya çalışırlar anlamıyorum.
İşini iyi yapana helal olsun demek düşer. Helal olsun Fatih Kırışık
Rektör hocamız gerçek anlamda çok başarılı çalışmalar yapmaktadır. Eleştirinin de, övgünün de bir ölçüsü olmalı. Şahsi hesaplarla üniversite gibi değerli bir kurumu yıpratmak, gercekten üzücü bir durum. KBÜ hepimizin.
Üniversitenin asli görevi sadece teknik bilgi vermek değil; milli ve manevi değerler çerçevesinde gençliği ihya etmektir. Sayın Rektörümüz ve kıymetli ekibinin bu bilinçle hareket ettiğini görmek umut verici. STK’larla kurulan samimi bağlar, yerel medyada kıymetini bilmeyen bazı çevreleri rahatsız etmiş olabilir, ama halkımız kimin samimi kimin niyetli olduğunu çok iyi bilir.
Bir üniversitede ilk kez kendimi bu kadar ait hissettim. Ramazan akşamları kampüste kurulan o gönül sofraları, samimi sohbetler, dualar. Her şey o kadar yerli ve o kadar bizdendi ki.Sayın Rektörümüz, sadece akademik değil, manevi anlamda da gençliğe ışık tutuyor. Eleştirenler olabilir ama biz gönülden destekliyoruz. Bu milletin özünü yaşatmak kolay iş değil, Allah yardımcınız olsun hocam.
Karabüke değer katan üniversitemize rektörün hep katkısı olmuştur. Meyve veren ağacı taşlarlar. Ben Karabük adına hocamıza teşekkür ederim
Karalama kampanyası yaptıkları o kadar belliydi ki. Takdir görmesi gereken işleri kötülüyorlar. Her yazdığınız çok doğru
Rektör hocamız işini hakkıyla yapan bir rektördür. Ben Karabük üniversitesi öğrencisi olarak buna şahidim. Allah razı olsun
Karabük Üniversitesi öğrencisi olarak tüm söylediklerinizin altına imzamı atarım. Rektörümüz sayesinde üniversitemiz giderek gelişiyor, başarı oranı her geçen gün artıyor. Fatih hocamız gibi öğrenci dostu rektörler zor bulunur.
Ağzınıza sağlık. Sonunda gerçekleri tarafsız gazetecilik ilkesiyle yazan biri. Karalama haberler yaparak kamuoyunu yanlış yönlendirmeye çalışanlar inşallah utanırlar. Rektör ve üniversitemiz adına çok teşekkürler
Karabük Üniversitesi her geçen gün başarılarına bir yenisini eklemektedir. Takdire şayan bu çalışmalar için karabüklü olarak gurur verici. Tebrikler rektör hoca. Başarıların daim olsun.
Rektör bey hem akademik hemde sosyal çalışmaları olan bir hocamız. Türkiye sevdalısı ve gece gündüz Karabük için çalışan bir şahsiyet her zaman destekçisi olmak gerekiyor.
Rektör hoca Karabük ilimiz için bir şans her zaman destek vermemiz gerekiyor kendisi her alanda mücadele veriyor.
Rektör bey her zaman STK ların önemşni vurgulamıştır. Karabük Üniversitesi için başarılı çalışmalar yapmaktadır. Başarılar dileriz.
Hocam bizede neler dediler neler herkes yaptığıçürükbinanın enkazinda kaldı bunun a si i bsi yok Ahitlret gününe inancımız tamdır.
Hak ile batılın mücadelesi kıyamete kadar devam edecek.Zorlu bir imtahan.Kazananlar ve kaybedenler olacak.Kaybedenlerden her türlü iftira gelecektir.En gür Seda islamın olacaktır.
Zavallılar, İslam'ı ve içerisinde bulundukları hayatın ahirette başlarını belaya sokacağını birazcık nilselerdi müslümanlara saldırıdan vazgeçerlerdi.
Cumhurbaşkanı tarafından atanan rektöre, kızılay vb STK'lara, yerli ve milli değerlere yersiz ve asılsız suçlamalar yapanlarla Akparti'li vekillerin verdiği fotoğraf hiç yakışık almamış. Fotoğrafı gören, vekillerin BRTV'yi ziyaret ettiğini zanneder. Bu şekilde onore edilenler niye kendini Karabükün kralı zannetmesin...
Sürekli insanların içindeyim. Senin değerlerine, senin insanlarına isteyerek ve bilerek sürekli "saldıranlarla" verilmiş bu görüntü, Akpartiye gönül veren çok insanı çok yaraladı. İnşallah yetkililerin dikkatini çeker de gerekenler söylenir muhataplara
Karabük Üniversitesi hem imaj hemde ekonomik anlamda şehrimize kademe atlattı. Bu yüzden Karabüklüyüm diyen herkes üniversitesine sahip çıkmalı.Özellikle siyasiler niye sessiz kalıyor, anlamak mümkün değil..
Ben de oradaydım gelen herkesten Allah razı olsun başta hocamız olmak üzere katılan herkes daha iyi daha güzel ne yapabiliriz diye sohbet oldu başkada bir şey konuşulmadı emeği geçen herkese teşekkür ederim inşallah daha güzelleri dahada iyilerini hepberaber yapacağız inşallah Yesevi Hareketi Karabük il başkanı Şenol Diktepe
"Meyveli ağaç taşlanırmış" ve "ters bakan karşısındakini ters görürmüş", kimsenin konuşturulmadığı dönemlerde bir şekilde öne çıkanlar kendisini "Karabük'ün Sahibi" zannederek "bize danışmadan iş yapana çamur atıp lekelemeyi maharet zannediyor ama geçti o devirler, Yeni Türkiyenin Yerli ve Milli sahipleri de var artık çok şükür. İyilik yap at denize, balık bilmezse HÂLIK bilir vesselam. Ağzına yüreğine sağlık hocam
Sağolasın kıymetli hocam.. Bizim yerel medyamızın bilinen şahsiyetleri, Dünya'nın kendi etraflarında döndüğünü düşünüyor. Zannediyorlar ki tüm Karabüklüler, kendilerini anbean izliyor, her meselede onların ağzına bakıyor. Oysa kesinlikle böyle bir şey yok. Sürekli takip edenler siyasiler ve bürokratlar. Onlar da hakkımızda bir şey yazmışlar mı diye merak ettikleri için takip ediyorlar. Kendilerini dev aynasında gördükleri için de her şeyin kendilerine sorulmasını, iyi dediklerine, iyi;kötü dediklerine, kötü denilmesini bekliyorlar. İstedikleri olmayınca da malûm yollara başvuruyorlar. Ama dediğiniz gibi, yerli ve milli yöneticiler var artık, onlara sormadan doğru ve güzel neyse onu yapıyorlar.. Bizim de onları desteklememiz gerekiyor.. Selam ve muhabbetle
O, kendilerini ülkenin izlediği ve dikkate aldığını zannettiği ama Karabük’lülerin bile izlemediği takip etmediği yazdıklarına ve söylediklerine gram ehemmiyet vermediği güruh kendilerini ayrıcalıklı, seçkin, sözü itibar edilir gördüklerinden ve kendi kutsallarına herkesin sahip çıkmasını beklediklerinden tehdit ve şantajla iş çevirmeye alıştıklarından atmayacakları iftira kalmaz. Şu bizim mahallenin ötlekleri mevzusuna gelince çokdoğru bir noktaya parmak basmışsınız. En az bunlar kadar cesur olmak gerekiyor. Acaba ne derle korkusu putunu kırmadan bu tehditçi şantajcı kendini Karabük ‘ün sahibi sanan tiplerin sesleri çıkmaya devam edecektir. Bir de bizim cemaat sizin cemaat mevzusunu bıraksın herkes. Lafa gelince Allah din kitap kardeşlik gırla gidiyor. İcraata gelince mokoko. Seviliyorsun güzel insan. Metin hocam.
Eyvallah güzel kardeşim, selam ve muhabbetle
23 nisan çocuk bayramı değil mi abisinin ne işi varmış rektörün 23 nisanla Adam kutlasa bi dert kutlamasa bi dert
23 nisan çocuk bayramı değil mi abisinin ne işi varmış rektörün 23 nisanla Adam kutlasa bi dert kutlamasa bi dert